paradise için arşiv

And rely upon Allah ; And sufficient is Allah as Disposer of affairs . . . & . . . Ve Allah’a tevekkül et ; Ve Allah, vekil olarak yeter. Al-Quran [33:3]

Posted in SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , , , on 05/12/2018 by Semra Polat

When Einstein saw a person who was living only for pleasure and interested only in having a good time, he would say, “He has been given a large brain by mistake, since for him the spinal cord would fully suffice”.
If a person is given this large brain, his duty is not to merely satisfy his basic needs, but to create abstract ideas, philosophize, question life and existence. Our Creator speaks to us in the language of events. A person can understand this language merely by thinking, “What is our Creator’s message in this?”

There is an example of a town in France, which was flooding. Some people escaped to the roof of the church. The priest, however, stayed and said, “Let God come. Someone came to save him but the priest said, “God will save me.”He refused to get in, maintaining that God will save him. Then a boat came to rescue him. He refused to get in, maintaining that God will save him. Finally a helicopter came, but he sent that away too. When he passed over to the other world, the priest said, “Oh God, I prayed to you so much, but you did not save me.” Upon hearing this, God responded, “My foolish servant, I sent you a man and you didn’t come. I sent you a boat and you didn’t get in. I sent you a helicopter and you didn’t board. What more could I have done?

The language of events looks like this. We must look at every experience and try to find the meaning that was sent on that occasion…

We must look at every experience and try to find the meaning that was sent on that occasion. When we experience an event, we must think, “I wonder if this is a message from God. God communicates with people in this world through acts. Miracles are particular to prophets, but the Creator has countless ways in which to address us. God appears in the world under the name, al-Hakim (The All-Wise), and this name necessitates the existence of acts. If you do not abide these acts, it means that you misunderstand the attributes of God. God does not give without effort. We see that beautiful things are always begotten through tribulation. The laws of psychology have already been laid down, for these are in fact God’s laws. Acting in accordance with them does not hinder a person’s freewill, but it also does not absolve people from responsibility.

Einstein, sadece eğlenceyi merkeze alarak, “vur patlasın çal oynasın” diyerek yaşayan bir insanı gördüğünde “Bu insanda kocaman beyne ne gerek vardı, omurilik yeterdi” demiştir. Bu koca beyin insana verilmişse onun görevi sadece temel ihtiyaçları gidermek değil, soyut düşünce üretmek, felsefe yapmak, hayatı ve varoluşu sorgulamaktır..Yaratıcımız bizlerle olay diliyle konuşuyor. Bu dili de ancak “Yaratıcımızın buradaki mesajı nedir? diye düşünen insan anlayabilir.”

Bir örnek vardır. Fransa’da bir şehri sel basmış. İnsanlar kilisenin çatısına kaçmışlar. Papaz ise “Allah gelsin, beni kurtarsın” diyor. Birisi yardıma geliyor, papaz ona “Allah beni kurtaracak” diyor. Sonra onu kurtarmak için bir kayık gelir. İçine binmeyi reddeder. Papaz ona da “Allah beni kurtaracak” der. Ardından helikopter geliyor ama onu da kabul etmiyor. Papaz öbür dünyaya gittiğinde ise “Ey Allah’ım ben sana o kadar dua ettim, sen beni kurtarmadın” diyor. Bunun üzerine Allah “Ahmak kulum; ben sana adam gönderdim, gelmedin; kayık gönderdim, binmedin; helikopter gönderdim, binmedin. Daha ne yapayım?” diyor.
Olay dili buna benzerdir. Yaşadığımız her şeye dikkatle bakıp onun vesilesiyle gönderilen manayı bulmaya çalışmak…

Bir olay yaşadığımızda “ Acaba bu Allah ın bir mesajı mıdır?” diye düşünmemiz gerekir. Allah bu dünyada insanlarla sebebler vasıtasıyla iletişim kuruyor. Allah dünyada Hakim ismiyle tecelli ediyor ve bu isim sebeblerin varlığını gerektiriyor. Eğer sen sebeplere riayet etmiyorsan Allah in sıfatlarını yanlış biliyorsun demektir.  Allah çalışmadan vermiyor. Güzel şeylerin hep çileyle elde edildiğini görüyoruz. Koyulmuş psikoloji yasalari var; işte bunlar Allah’ın yasaları. Onlara uygun davranabilmek insanın özgür iradesini engellemiyor. İnsanın sorumluluğunu da ortadan kaldırmıyor.

Rumi Therapy – Prof. Dr. Nevzat TARHAN

Reklamlar

My Lord, do not leave me alone . . . Rabbim, beni tek başıma bırakma . . . Surah Al-Anbya [21:89]

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , on 22/06/2018 by Semra Polat

Your life is nothing more than a love story. Between you and Allah. Nothing more. Every person, every experience, every gift, every loss, every pain is sent to your path for one reason and one reason only: to bring you back to him.

Hayatın, Allah’la arandaki bir aşk hikayesinden başka bir şey değil. Her insan, her deneyim, her nimet, her kayıp, her acı yoluna tek bir sebeple çıkıyor: Seni O’na geri döndürmek.

Yasmin Mogahed

Holding on to hope when everything is dark, is the greatest test of faith.

Her şey kapkaranlık olduğunda umuda tutunmak, en büyük iman sınavıdır.

Yasmin Mogahed

Search the Darkness . . . Karanlığı ara . . . by Rumi

Posted in Mevlana Celaleddin-i Rumi with tags , , , , , on 21/03/2018 by Semra Polat

Sit with your friends, don’t go back to sleep.
Don’t sink like a fish to the bottom of the sea.
Surge like an ocean, don’t scatter yourself like a storm.

Life’s waters flow from darkness.
Search the darkness, don’t run from it.
Night travelers are full of light, and you are too:
Don’t leave this companionship.

Be a wakeful candle in a golden dish,
don’t slip into the dirt like quicksilver.
The moon appears for night travelers,
Be watchful when the moon is full.

-Rumi

Geri uykuya dalma ve dostlarla otur.
Balık gibi denizin dibine çökme.
Okyanus gibi yüksel, fırtına gibi dağılıp gitme.

Ab-ı hayatın kaynağı karanlıktır.
Karanlığı ara ve ondan kaçma.
Gece yolcuları ışıldar,
Aynı senin gibi; bu dostluğu terk etme.

Altın kasede ışıldayan mum ol,
Toz toprak gibi bir anda parlayıp yitiverme.
Ay hicabını gece yolcularına açar,
Gözün gönlün açık olsun ki dolunayı görebil.

– Mevlana

Life is not a bed of roses . . . Hayat güllük gülistanlık değildir . . .

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, İNŞİRAH, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , on 14/10/2017 by Semra Polat

What a beautiful pray: .❝Our Lord, pour upon us patience and plant firmly our feet.❞ Patient to Friends, Enemies, Blessing, Tribulation, Exam.

Ne güzel bir duadır: .❝Rabbimiz üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı (düşman karşısında) sabit kıl.❞ Dosta, Düşmana, Nimete, Musibete, İmtihana Sabır…

We are always in an exam. About the people we love and we don’t love. About our friends, enemies. Oh Allah! Don’t let us to be loser!

Her an imtihandayız. Sevdiklerimizle, sevmediklerimizle. Dostlarımızla, düşmanlarımızla. Ey Allah’ım! Kaybedenlerden eyleme!

Life is not a bed of roses. Sometimes we have to walk on thorns. In times of prosperity make Shukr. In times of adversity make Sabr.

Hayat güllük gülistanlık değildir. Bazen diken üzerinde yürümek zorundayız. Bolluk zamanlarında Şükret. Zorluk zamanlarında sabret.

A story of wise old man and a cat & Yaşlı bilge bir adam ve bir kedinin hikayesi…

Posted in DÜŞÜNDÜM, HAYAT, The articles in English & stories, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , on 05/09/2017 by Semra Polat

“A wise old man was sitting at the river bank when he saw a cat that had fallen into the water, flailing around, trying to save itself from drowning.

The man decided to save the cat. He stretched his hand out but was scratched by the cat. He pulled his hand back in pain. However, a minute later he stretched his hand out again to save the cat, but it scratched him again, and again he pulled his hand back in pain.

Another minute later he was yet again trying for the third time!!

A man, who was nearby watching what was happening, yelled out:

“O wise man, you have not learned your lesson the first time, nor the second time, and now you are trying to save the cat a third time?”

The wise man paid no heed to that man’s scolding, and kept on trying until he managed to save the cat.

He then walked over to the man, and patted his shoulder saying:

“My son…it is in the cat’s nature to scratch, and it is in my nature to love and have sympathy. Why do you want me to let the cat’s nature overcome mine !?!!”

My son: Treat people according to your nature, not according to theirs, no matter what they are like and no matter how numerous are their actions that harm you and cause you hurt sometimes.

And do not pay heed to all the voices that loudly call out to you to leave behind your good qualities merely because the other party is not deserving of your noble actions.

When you live to give happiness to others, Allaah Subhānahu wa Ta’ālā will send you those who will live to give happiness to you:

“Is the reward for ihsan (good) [anything] but ihsan (good)?” [Ar-Rahman, 55:60]

“Yaşlı bilge bir adam nehir kenarında oturuyordu. Suya düşmüş bir kedi gördü. Kedi kendini boğulmaktan kurtarmak için sağa sola çırpınıyordu.

Adam kediyi kurtarmaya karar verdi. Elini uzattı ama kedi tarafından tırmalanmıştı. Acı içinde elini çekti. Fakat bir dakika sonra kediyi kurtarmak için yine elini uzattı. Ama kedi yine onu tırmaladı. Ve adam tekrar elini acı içinde geri çekti.

Başka bir dakika sonra, üçüncüye tekrar deniyordu.

Yakınlarda izleyen bir adam seslendi:

“Ey bilge adam! Birincisinde dersini öğrenmedin. İkincisinde de öğrenmedin. Ve şimdi kediyi üçüncüye kurtarmaya mi çalışıyorsun?”

Bilge Adam diğer adama hiç aldırış etmeden kediyi kurtarmaya başarana kadar devam etti.

Sonrasında adamın yanına gelip omzuna hafifçe vurup dedi ki:

“Oğlum tırmalamak kedinin doğasında var. Sevmek ve empati duymak ise benim doğamda var. Neden benden kedinin doğasının benimkine üstün gelmesine izin vermemi istiyorsun?

Oğlum, insanlara kendi doğana göre davran, onlarınkine göre değil. Onlar nasıl olurlarsa olsunlar. Sana zarar veren ve kalbinin kırılmasına sebep olan sayısız davranışları olsa bile!

Karşı taraf güzel davranışlarını hak etmiyor diye, iyi özelliklerini arkanda bırakman için sana yüksek sesle seslenen bütün o seslere aldırış etme.

Başka bir insanın mutluluğuna sebep olduğun hiçbir an icin asla pişmanlık duyma, o kişi bunu hak etmese bile!

İyiliği, iyilikle ödüllendirecek bir Rabb’in olduğu gerçeği sana yeterli olsun.”

“İyiliğin karşılığı yalnız iyilik değil midir?” [Rahman Suresi, 55:60]

Are you happy? Mutlu musun? ….All Praise and Thanks be to Allah & Al Hamdulillah.

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), DÜŞÜNDÜM, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , on 18/08/2017 by Semra Polat

If you woke up this morning and are healthy .. consider yourself the happiest person for a Million people will die in upcoming days

If you have never suffered from War, Hunger and Isolation .. Consider yourself the happiest person for 500 Million in the World are going through such hardship

If you practice your religion freely with no compulsion or even being murdered; then you are much happier than 3 Billion people in the World

If in your refrigerator there is food, there is clothes on you and upon you there is a roof .. then you are richer than 75 % of the population

If you have a bank account, money in your purse and there is some trifle in your coin box,you belong to 8% of the richest people in this world.

 If your parents are still alive and still married, then you are a rarity..

Finally, as you could read these statistics, consider yourself fortunate; for you are not among 2 Billion people who can’t read ..

So… are you Happy ? 

Eğer bu sabah sağlıklı uyandıysanız, bu hafta hastalıktan ölecek 1 milyon kişiden daha şanslısınız..

Eğer hiç savaşa girmemiş, işkence görmemiş, açlık çekmemişseniz dünyadaki tam 500 milyon kişiden daha şanslısınız.

Eğer evden çıkınca bir kazaya, tutuklanmaya, işkenceye uğrama ihtimaliniz yoksa 3 milyar kişiden daha iyi durumdasınız.

Eğer buzdolabında yiyeceğiniz, sırtınızda giysiniz, üstünüzde çatınız ve uyuyacak yeriniz varsa dünyanın % 75’inden daha zenginsiniz.

Eğer bankada ve cüzdanınızda sizi rahat geçindirecek paranız varsa, birilerine yardım edebiliyorsanız dünyanın ilk % 8 zenginlerindensiniz.

Eğer anna-babanız sağsa ve hala evliyse,  dünyada ender bulunan kişilerdensiniz.

Son olarak, eğer bu yazıyı okuyabiliyorsanız yeryüzündeki 2 milyar okuma-yazma bilmeyen kişiden daha şanslısınız.

Dolayısıyla … mutlu musun?

If you should count the favor of Allah, you could not enumerate them. Indeed, mankind is [generally] most unjust and ungrateful.

Eğer Allah’ın ni’metini saysanız onu sayamazsınız. Muhakkak insan, gerçekten çok zalim ve çok nankördür (inkârcıdır).

Al-Qur’an al-Kareem, Surah Ibrahim [14:34]

Jalaluddin Rumi’s Answers – A Must Read & Mevlana’nın Cevapları – Okumalısınız ♥ ♥ ♥

Posted in AŞK, Mevlana Celaleddin-i Rumi, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , on 09/07/2017 by Semra Polat

Turkish Sufi poet Jalaluddin Rumi’s answer to questions asked by a disciple

What Is Poison?
Rumi – Any thing which is more than our necessity is Poison.
It may be Power, Wealth, Hunger, Ego, Greed, Laziness, Love,
Ambition, Hate or Anything.

What Is Fear?
Rumi – Non acceptance of Uncertainty.
If we accept that uncertainty,
it becomes Adventure.

What Is Envy?
Rumi – Non acceptance of Good in others.
If we accept that Good, it becomes Inspiration.

What Is Anger?
Rumi – Non acceptance of things which are beyond our control.
If we accept, it becomes Tolerance.

What Is Hatred?
Rumi – Non acceptance of person as he/she Is.
If we accept person unconditionally, it becomes LOVE.

Mevlana bir öğrencisinin sorduğu soruları şöyle yanıtlar:

Zehir nedir?
Mevlana – İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir;
Bu güç, zenginlik, açlık, ego, aç gözlülük, tembellik,
Hırs, nefret ya da herhangi bir şey olabilir.

Korku nedir?
Mevlana – Belirsizliğin kabul edilmemesidir.
Belirsizliği kabul edersek, serüven olur.

Haset nedir?
Mevlana – Başkalarının içindeki iyiyi kabul etmemektir.
Bu iyiyi kabul edersek, ilham olur.

Öfke nedir?
Mevlana – ‘Kontrolümüz dışındaki şeyleri kabul etmemektir.
Kabul edersek, hoşgörü olur.

Nefret nedir?
Mevlana – Bir insanı olduğu gibi kabul etmemektir.
Bir insanı koşulsuz olduğu gibi kabul edersek, AŞK olur.

%d blogcu bunu beğendi: