Archive for the HAYAT Category

I look into your eyes and see the universe not yet born.. &.. Gözlerinin içine bakıyorum ve henüz doğmamış kainatı görüyorum. – Rumi

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, HAYAT, Mevlana Celaleddin-i Rumi, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İNŞİRAH, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , on 28/03/2017 by Semra Polat

 

 

I once had a thousand desires. But in my one desire to know you all else melted away.

Bir zamanlar binlerce arzum vardı. Ama bunlardan sadece biri olan , seni bilmek arzumda, hepsi eridi gitti.

― Mawlana Jalaluddin Rumi

Fill your heart with Eemaan (Faith) and it will become the most peaceful place on earth.&.Kalbinizi iman ile doldurun yeryüzündeki en huzurlu yer haline gelecektir.

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), DÜŞÜNDÜM, DUA, HAYAT, The articles in English & stories, İNŞİRAH, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , on 22/03/2017 by Semra Polat

Four poisons of the heart: 1. Unnecessary talking. 2. Unrestrained glances. 3. Too much food. 4. Keeping bad company.

Kalbin zehiri dört şeydir; 1. Gereksiz konuşmalar. 2. Gereksiz bakışlar. 3. Gereksiz yemeler. 4. Gereksiz birliktelikler.

| Ibn Al-Qayyim al-Jawziyaa

May Allah protect us from all these evils and keep us steadfast in remembering Him in ease and adversity.

Fear Allah and you will have no cause to fear any one…&…Allah’tan kork ki kimseden korkacak bir şeyin kalmasın!

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, DÜŞÜNDÜM, HAYAT, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, İNŞİRAH, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , on 22/02/2017 by Semra Polat

semras-istanbul-mosque

semras-plt1

We cannot change the past to rewrite a better beginning. But we can work for the future and strive for a better ending.

Daha iyi bir başlangıca sahip olabilmek için geçmişi değiştiremeyiz. Ama daha iyi bir sona sahip olabilmek için mücadele edebiliriz.

~ Dr. Yasir Qadhi

semras-plt1

I love you & Seni Seviyorum…. ― Jonathan Safran Foer

Posted in AŞK, HAYAT, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, Şiirler & poetry with tags , , , , , , , , , , on 06/02/2017 by Semra Polat

i-love-you-mean

I love you” means that I accept you for the person that you are, and that I do not wish to change you into someone else. It means that I will love you and stand by you even through the worst of times. It means loving you even when you’re in a bad mood, or too tired to do the things I want to do. It means loving you when you’re down, not just when you’re fun to be with. “I love you” means that I know your deepest secrets and do not judge you for them, asking in return that you do not judge me for mine. It means that I care enough to fight for what we have and that I love you enough not to let go. It means thinking of you, dreaming of you, wanting and needing you constantly, and hoping you feel the same way for me.

~ Jonathan Safran Foer

love-semras

“Seni Seviyorum” demek, seni kişiliğin için kabul ettiğim ve seni bir başkasına dönüştürmek istemediğim anlamına gelir. Bu, seni seveceğimi ve en kötü zamanlarda bile yanında olacağım anlamına gelir. Bu, sen kötü bir ruh halinde olduğunda ya da benim yapmamı istediğim şeyleri yapmak için çok yorgun olduğunda bile seni seveceğim anlamına gelir. Bu, sadece seninle birlikte olmak eğlenceli olduğunda değil, sen mutsuz olduğun zaman bile seni seveceğim demektir. “Seni seviyorum” demek, senin en derin sırlarını bildiğimi ve bunlar için seni yargılamayacağımı ve buna karşılık senin de benim sırlarım için beni yargılama yapmayacağını isteme anlamına gelir. Bu, bizim sahip olduğumuz sevgiye, savaşacak kadar önem verdiğimi ve gitmene izin vermeyecek kadar seni sevdiğim anlamına gelir. Bu, seni düşündüğüm, seni hayal ettiğim, sürekli sana ihtiyaç duyduğum ve seni istediğim ve bana aynı şekilde, aynı duyguları hissettiğini umut ettiğim anlamına gelir.

~ Jonathan Safran Foer

Four Seasons / Dört Mevsim

Posted in ÇOCUKLUK KIRINTILARI, DÜŞÜNDÜM, HAYAT, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, İSTANBUL with tags , , , , , , , on 21/11/2016 by Semra Polat

semras-dort-mevsim

There was a man who had four sons. He wanted his sons to learn not to Judge
things too quickly. So he sent them each on a quest, in turn, to go and
look at a pear tree that was a great distance away. The first son went in
the winter, the second in the spring, the third in summer, and the youngest
son in the fall.

When they had all gone and come back, he called them together to describe
what they had seen. The first son said that the tree was ugly, bent, and
twisted. The second son said no–it was covered with green buds and full
of promise. The third son disagreed; he said it was laden with blossoms
that smelled so sweet and looked so beautiful, it was the most graceful
thing he had ever seen. The last son disagreed with all of them; he said
it was ripe and drooping with fruit, full of life and fulfillment.

The man then explained to his sons that they were all right, because they
had each seen but Only one season in the tree’s life. He told them that you
cannot judge a tree, or a person, by only one season, and that the essence
of who they are–and the pleasure, joy, and love that come from that life–
can only be measured at the end, when all the seasons are complete.

If you give up when it’s winter, you will miss the promise of your spring,
the beauty of your summer, fulfillment of your fall. Don’t let the pain
of one season destroy the joy of all the rest. Don’t judge life by one
difficult season. Persevere throughout the difficult patches and better
times are sure to come some time or later.

semras32

Bir zamanlar dört oğlu olan bir adam varmış. Çocuklarına acele ve erken karar vermemelerini ve önyargılı olmamalarını öğretmek için onları eğitmek istemiş. Her birini sırayla uzak bir yerde bulunan ağacın yanına gidip ona bakmak için göndermiş . İlk oğlan Kışın gitmiş, ikincisi İlkbaharda, üçüncüsü Yazın, sonuncusu ise Sonbaharda gitmiş.

Sonra birgün hepsini bir araya toplamış ve ne gördüklerini sormuş.

İlk oğlan ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş.
İkinci oğlan, “Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı,” demiş.
Üçüncü oğlan başka fikirdeymiş, “Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki, daha önce hiç böyle bir güzellik görmemiştim,” demiş.

Sonuncu oğlan, hepsinin de haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat taşıyor olduğunu bildirmiş.
Yaşlı adam oğullarına hepsinin haklı olduğunu söylemiş, çünkü hepsi farklı mevsimlerde bu ağacı görmeye gitmişlermiş.
Onlara; “bir ağacı veya bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını,” anlatmış. Ya”da neye sahip olup olmadıklarını…

“Gerçekleri ancak sonunda, dört mevsimi de yaşadıktan sonra görürsünüz.
Eğer Kışın vazgeçerseniz İlkbaharın nimetinden olursunuz;
Yazın güzelliğinden ve Sonbaharın bereket ve bütünlüğünden de.
Bir mevsimin acısının, diğer güzel mevsimleri silmesine izin vermeyin.
Hayatınızı bir mevsimi yüzünden yargılamayın. Unutmayın ki, ilerde şu anki zamanı arayabilirsiniz veya daha güzel günleri yaşamayı kaçırabilirsiniz.

The result of my life is no more than three words: I was raw, I became cooked, I was burnt. & Ömrümde elde ettiğimi anlatırsam, Şu üç kelimeyi geçmez; Hamdım, Piştim, Yandım.― Jalaluddin Rumi

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, DÜŞÜNDÜM, HAYAT, Mevlana Celaleddin-i Rumi, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, SEN, BEN,O, The articles in English & stories, Şiirler & poetry with tags , , , , , , , on 31/10/2016 by Semra Polat

semras-world-rumi

sem-73

“Why is everyone here so happy except me?”
“Because they have learned to see goodness and beauty everywhere,” said the Master.
“Why don’t I see goodness and beauty everywhere?”
“Because you cannot see outside of you what you fail to see inside.”

sem-73

“Neden burada benim dışımda herkes bu kadar mutlu?”
“Çünkü onlar her yerdeki iyiliği ve güzelliği görmeyi öğrendiler,” dedi Usta.
“Ben niye her yerdeki iyiliği ve güzelliği görmüyorum?”
“Çünkü sen, içinde görmekte başarısız olduğunu dışında göremezsin.”

Anthony de Mello

sem-73

Güneşin olsun gönlünde … Have Sunshine in Your Heart … Hab’ Sonne im Herzen … Cäsar Flaischlen

Posted in AŞK, DÜŞÜNDÜM, HAYAT, Müzik, Mevlana Celaleddin-i Rumi, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İNŞİRAH, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , , , , , , on 03/10/2016 by Semra Polat

semrasssemrasworld1

Hab’ Sonne im Herzen, obs stürmt oder schneit
Ob der Himmel voll Wolken, die Erd voller Streit.
Hab’ Sonne im Herzen, dann komme was mag,
das leuchtet voll Licht dir den dunkelsten Tag.

Hab’ ein Lied auf den Lippen mit fröhlichem Klang
und macht auch des Alltags Gedränge dich bang!
Hab’ ein Lied auf den Lippen, dann komme was mag,
das hilft dir verwinden den einsamsten Tag!

Hab’ ein Wort auch für andre in Sorg’ und in Pein,
und sag, was dich selber so frohgemut lässt sein:
Hab’ ein Lied auf den Lippen, verlier nie den Mut,
hab’ Sonne im Herzen, und alles wird gut.

semrasworld1

Have sunshine in your heart even if it snows or storms,
if the Heavens are full of clouds and the Earth is full of wars …
Have sunshine in your heart then let come what may:
you shall be full of light even on the darkest day.

Have a song on your lips with a happy little tune,
even if the pressures of the day make you swoon …
Have a song on your lips then let come what may:
it helps you to overcome the loneliest day!

Have a word for your fellows who suffer in agony
and tell them what helps you to be happy and carefree.
Have a song on your lips and never give up the fight,
have sunshine in your heart and everything’s alright!

semrasworld1

Güneşin olsun gönlünde
Kar bile yağsa, ya da fırtına olsa
Gök bulutlarla ve dünya kavgayla dolsa
Güneşin olsun gönlünde
O zaman gelsin ne gelirse
Doldurur ışıklarla en karanlık gününü
Bir şarkın olsun dudaklarında
Sevinçli ezgilerle
Seni günlük tasalar bunalıma boğsa bile
Bir şarkın olsun dudaklarında
O zaman gelsin ne gelirse
Yardım eder savuşturmaya en yalnız gününü
Başkaları için de bir diyeceğin olsun
Tasada ve bunalımda
Ve kendi ruhunu şenlendirecek her şeyi
Söyle onlara da, bir şarkın olsun dudaklarında
Yitirme sakın yüreğini
Güneşin olsun gönlünde
Ve her şey iyi olacak.

semrasworld1

%d blogcu bunu beğendi: