Archive for the Haberler ve politika Category

A lesson in a dream / Rüyanın içinde bir ders…

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, ÇOCUKLUK KIRINTILARI, Bediüzzaman Said Nursi, Cuma bayramı, DÜŞÜNDÜM, EY NEBİ & Prophet Muhammad, Haberler ve politika, Hadith-Hadis, HAYAT, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, The articles in English & stories, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , , , , on 18/05/2015 by Semra Polat

semrasworld

sem-love.1

Once upon a time there was a man walking in the jungles where the magnificent nature and long trees. He was enjoying the view of the thick trees covering the sunlight, listening to the birds singing, smelling the odor of the flowers. While he was fascinated by those views. He heard the sound of quick running and Is becoming clearer and nearer, the man turned and saw a great hungry lion coming fast towards him. The empty bellied lion was coming nearer and nearer. The man began to run like the wind with the lion running after him. When the lion became too close the mane noticed this old well. Without thinking the man jumped into it holding a strong rope that dangled inside it.

After a while, he calmed down and the roar of the angry hungry lion faded away. But suddenly he heard the hissing sound of a huge anaconda snake coming from beneath.While he was thinking of a way to get rid of the lion at the top of the well and the huge snake coming from beneath, two big rats, a white and a black one began to climb the rope and started biting off the rope. The man got panicked and strongly began to shake the rope hoping that the rats will fall off the rope. He shook strongly until he began to swing right and left hitting the sides of the well. While he was hitting the wall of the well, he felt something wet and sticky on his face. He tasted it, it was honey that come from wild bees that build their cells in caves, old wells and high trees. The man licked again and again. The honey was so sweet, he forgot all about the lion , the huge snake and the dreadful rats.
Suddenly the man woke up !!!
It was a bad nightmare !!!

The man decided to go to someone who can interpret and explain this dream. So he went to a religious old man and told him about the dream.

The old man laughed and said : Couldn’t you understand this dream ?

The frightened man answered : No.

The old man said : The lion running after you is the Angel of Death. The well with the huge snake is your grave and the rope you were holding tight is your life. The black and white rats are day and night and they are cutting of your life.

The man asked : What about the sweet honey, respected old man ?
The old religious man answered : Its the life with its sweetness that make you forget all about death and Judgment Day.

sem-love.1

Bir adam , ormanda yürürken arkasından bir aslanın koştuğunu görür. Hızla kaçarken tam önünde bir kuyu görür ve hızla kuyuya iner. İpe sarılıp kuyuya inerken.. Alt tarafta büyük bir yılan görür.

Yılan hızla buna doğru yükselirken .. Ne yapacağım der.
Üstte aslan altta yılan. O sırada iki tane fare biri beyaz diğeri siyah ipi kemirmeye başlar. Her yerden başı belada iken bir anda bir yüzünde ıslak bir şey hisseder. Bir arı bir damla bak yüzüne bırakır ve balın tadı damağında iken….Uyanır…

Oh be rüya imiş,der. Bir seyyide anlatır. Rüyamın yorumu ne diye?

Anlamadın mı der gülerek?

Peşinden koşan aslan ölüm meleğidir. İçinde yılan bulunan kuyu senin mezarındır.

Sarıldığın ip senin hayatındır.
Beyaz ve siyah fare gece ile gündüzdür ömrünü kemirirler.
Peki ya o bal nedir dersen ?
Dünyanın geçici lezzetidir, Ölümün arkasında bir hesap olduğunu sana unutturur…

sem-love.1Know that the life of this world is but amusement and diversion and adornment and boasting to one another and competition in increase of wealth and children – like the example of a rain whose [resulting] plant growth pleases the tillers; then it dries and you see it turned yellow; then it becomes [scattered] debris. And in the Hereafter is severe punishment and forgiveness from Allah and approval. And what is the worldly life except the enjoyment of delusion.

Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah’ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.

Surat Al-Hadid [57:20]

sem-love.1

 

Reklamlar

The woman is weak, but the mother is strong & Kadınlar zayıftır, ama analar kuvvetlidir. – Korean proverb

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), ÇOCUKLUK KIRINTILARI, BEN, DÜŞÜNDÜM, Haberler ve politika, HAYAT, KADIN VE AİLE, O, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, SEN, SEN, BEN,O, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İNŞİRAH, İSLAM with tags , , , , , , , on 12/05/2015 by Semra Polat

Vietnam,semras.

zz4

Vietnam
Wislawa Szymborska

Woman, what’s your name?”
-I don’t know.”
-How old are you? Where are you from?”
-I don’t know.”
-Why did you dig that burrow?”
-I don’t know.”
-How long have you been hiding?”
-I don’t know.”
-Why did you bite my finger?”
-I don’t know.”
-Don’t you know that we won’t hurt you?”
-I don’t know.”
-Whose side are you on?”
-I don’t know.”
-This is war, you’ve got to choose.”
-I don’t know.”
-Does your village still exist?”
-I don’t know.”
-Are those your children?”
-Yes.

– Kadın, adın nedir ?
– Bilmiyorum
– Yaşın kaç ? Nerelisin ?
– Bilmiyorum
– Niçin o tüneli kazıyordun ?
– Bilmiyorum
– Ne zamandır gizleniyorsun ?
– Bilmiyorum
– Niçin ısırdın parmağımı ?
– Bilmiyorum
– Bizden sana zarar gelmeyeceğini bilmiyor musun ?
– Bilmiyorum
– Kimin tarafındansın ?
– Bilmiyorum
– Bu bir savaş, seçimini yapmalısın ?
– Bilmiyorum
– Köyün hâlâ yerinde duruyor mu ?
– Bilmiyorum
– Şunlar senin çocukların mı ?
– Evet !

Kobierto, jak sie nazwasz?
– Nie wiem.
Kiedy sie urodzilas, skad porchodzisz?
– Nie wiem.
Diaczego wykopalas sobie nore w ziemi?
– Nie wiem.
Odkad sie tu ukrywasz?
– Nie wiem.
Czemu ugryzlas mnie w serdeczny palec?
– Nie wiem.
Czy wiesz, ze nie zrobimy ci nic zlego?
– Nie wiem.
Po czyjej jestes stronie?
– Nie wiem.
Teraz jest wojna, musisz wybrac.
– Nie wiem.
Czy twoja wies jeszcze istnieje?
– Nie wiem.
Czy to sa twoje dzieci?
– Tak.

zz4

And We have enjoined upon man [care] for his parents. His mother carried him, [increasing her] in weakness upon weakness, and his weaning is in two years. Be grateful to Me and to your parents; to Me is the [final] destination.

Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır.

Surat Luqman [31:14]

zz4

What an evil servant is the one who… & O ne bedbaht kuldur….& Holy Prophet Muhammad (SallAllahu ‘Alaihi wa Sallam)

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, ÇOCUKLUK KIRINTILARI, BEN, Cuma bayramı, DÜŞÜNDÜM, DUA, EY NEBİ & Prophet Muhammad, Haberler ve politika, Hadith-Hadis, HAYAT, KADIN VE AİLE, O, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, SEN, SEN, BEN,O, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İNŞİRAH, İSLAM, İSTANBUL with tags , , , , , , on 11/05/2015 by Semra Polat

sem-l

sem67

Asma bint ‘Umais Al-Khath’amiyyah narrated that The Messenger of Allah (s.a.w) said:

“What an evil servant is the one who fancies himself and becomes vain forgetting the Most Great, the Most High. What an evil servant is the one who forces and behaves hostility, forgetting the Compeller, the Most High. What an evil servant is the one who is heedless and diverted, forgetting about the graves and the trials. What an evil servant is the one who is violent and tyrannical, forgetting his beginnings or his end. What an evil servant is the one who seeks the world through the religion. What an evil servant is the one who seeks the religion through his desires. What an evil servant is the one who puts all hope in his own zeal. What an evil servant is the worshipper who is misled by his desire. What an evil servant is the one whose aspirations humiliate him.”

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى الأَزْدِيُّ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا هَاشِمٌ، وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ الْكُوفِيُّ حَدَّثَنِي زَيْدٌ الْخَثْعَمِيُّ، عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ عُمَيْسٍ الْخَثْعَمِيَّةِ، قَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ “‏ بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ تَخَيَّلَ وَاخْتَالَ وَنَسِيَ الْكَبِيرَ الْمُتَعَالِ بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ تَجَبَّرَ وَاعْتَدَى وَنَسِيَ الْجَبَّارَ الأَعْلَى بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ سَهَا وَلَهَا وَنَسِيَ الْمَقَابِرَ وَالْبِلَى بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ عَتَا وَطَغَى وَنَسِيَ الْمُبْتَدَا وَالْمُنْتَهَى بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ يَخْتِلُ الدُّنْيَا بِالدِّينِ بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ يَخْتِلُ الدِّينَ بِالشُّبُهَاتِ بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ طَمَعٌ يَقُودُهُ بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ هَوًى يُضِلُّهُ بِئْسَ الْعَبْدُ عَبْدٌ رَغَبٌ يُذِلُّهُ ‏”‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ وَلَيْسَ إِسْنَادُهُ بِالْقَوِيِّ ‏.‏

Esma binti Umeys eI Has’amiyye (r.anha)’dan ri­vayete göre, şöyle demiştir:

Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim şöyle diyordu: “Hayal kurup üstünlük taslayan ve yüce Allah’ı unutan kul ne bedbahttır. Zorba­lık edip haklara tecavüz eden ve yüce kudret ve kuvvet sahibini unutan ne bedbahttır! Gaflete dalarak gülüp oynayan ve kabirleri ve toprak altında çürümeyi unutan kul ne bedbahtır! Azıp, taşkınlık gösteren doğum, ölüm ve ölümden sonrayı unutan kul ne bedbahttır! Dini dünyaya alet eden kul ne bedbahttır. Dine şüpheler karıştıran kul ne bedbahttır! Hırs ve tamah tarafından kumanda edilen kul ne bedbaht kuldur! Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı kul ne bedbahtır! Açgözlülüğün hor ve zelil ettiği kul ne bedbaht kuldur!”

sem67

To All My Dear Friends, Have a Blessed Friday..جمعة مباركة…Un bon vendredi….Einen gesegneten Freitag…Cumamız Mübarek Olsun.. ❤️

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, BEN, Cuma bayramı, DÜŞÜNDÜM, DUA, Haberler ve politika, HAYAT, KADIN VE AİLE, O, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, SEN, SEN, BEN,O, The articles in English & stories, İNŞİRAH, İSLAM with tags , , , , , , , , on 08/05/2015 by Semra Polat

Semras-Quran.

sem61

When the sky breaks apart, And when the stars fall, scattering,And when the seas are erupted, And when the [contents of] graves are scattered, A soul will then know what it has put forth and kept back. O mankind, what has deceived you concerning your Lord, the Generous, Who created you, proportioned you, and balanced you? In whatever form He willed has He assembled you. No! But you deny the Recompense. And indeed, appointed over you are keepers, Noble and recording; They know whatever you do. Indeed, the righteous will be in pleasure, And indeed, the wicked will be in Hellfire. They will enter to burn therein on the Day of Recompense, And never therefrom will they be absent. And what can make you know what is the Day of Recompense? Then, what can make you know what is the Day of Recompense? It is the Day when a soul will not possess for another soul power to do a thing; and the command, that Day, is entirely with Allah .

Gökyüzü yarıldığı,yıldızlar döküldüğü,denizler birbirine katıldığı,kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemdedirler. Ceza gününde oraya girerler. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.Ceza günü nedir bilir misin? Nedir acaba o ceza günü? O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah’a kalmıştır.

Wenn der Himmel sich spaltet, und wenn die Sterne zerstreut sind,und wenn die Meere entströmen werden, und wenn die Gräber aufgerissen sind, dann wird die Seele wissen was sie getan,und was sie unterlassen hat, o Mensch was hat dich kühn gemacht gegen deinen gnadenvollen Herrn? Der dich erschuf und dann dich vollendete und gestaltete,in der form die ihm beliebte hat er dich gebildet. Nein, ihr leugnet das Gericht! Jedoch es sind führwahr Wächter über euch, Ehrwùrdige Verzeichner, die wissen was ihr tut. Wahrlich die Rechtschaffenen werden in der Wonne sein und die Frevler in der Hölle. Sie werden dort eingehen am Tage des Gerichts und sie werden nicht im stande sein daraus zu entrinnen. Und was lehrt dich wissen was der Tag des Gerichts ist?und wiederum,was lehrt dich wissen was der Tag des Gerichts ist? Der Tag,da keine Seele etwas für eine andere Seele zutun vermag! Und der Befehl an jenem Tage ist Allahs.

Quand le ciel se rompra,et que les étoiles se disperseront, et que les mers confondront leurs eaux,et que les tombeaux seront bouleversés,toute âme saura alors ce qu’elle a accompli et ce qu’elle a remis de faire à plus tard.Ô homme! Qu’est-ce qui t’a trompé au sujet de ton Seigneur, le Noble,qui t’a créé, puis modelé et constitué harmonieusement?Il t’a façonné dans la forme qu’Il a voulue.Non…! [malgré tout] vous traitez la Rétribution de mensonge;alors que veillent sur vous des gardiens,de nobles scribes,qui savent ce que vous faites.Les bons seront, certes, dans un [jardin] de délice,et les libertins seront, certes, dans une fournaise où ils brûleront, le jour de Rétribution incapables de s’en échapper.Et qui te dira ce qu’est le jour de la Rétribution?Encore une fois, qui te dira ce qu’est le jour de la Rétribution?Le jour où aucune âme ne pourra rien en faveur d’une autre âme. Et ce jour-là, le commandement sera à Allah.

Quando il cielo si squarcerà,e saranno dispersi gli astri ,e confonderanno le loro acque i mari,e saranno sconvolti i sepolcri,ogni anima conoscerà quel che avrà fatto e quel che avrà trascurato!O uomo, cosa mai ti ha ingannato circa il tuo Nobile Signore.Che ti ha creato, plasmato e t’ha dato armonia,e Che ti ha formato nel modo che ha voluto? No, voi tacciate di menzogna il Giudizio, nonostante [veglino] su di voi dei custodi,nobili scribi ,ben consci di quello che fate.In verità i giusti saranno nella Delizia ,e in verità i peccatori nella Fornace,in cui precipiteranno nel Giorno del Giudizio,senza potervi sfuggire.Chi mai ti farà comprendere cos’è il Giorno del Giudizio?E ancora, chi mai ti farà comprendere cos’è il Giorno del Giudizio?Il Giorno in cui nessun’anima potrà giovare ad un’ [altra] anima in alcunché. In quel Giorno [tutto] il potere apparterrà ad Allah.

Cuando el cielo se hienda,cuando las estrellas se dispersen,cuando los mares sean desbordados,cuando las sepulturas sean vueltas al revés,sabrá cada cual lo que hizo y lo que dejó de hacer.Hombre! Qué es lo que te ha engañado acerca de tu noble Señor,Que te ha creado, dado forma y disposición armoniosas,Que te ha formado del modo que ha querido?Pero no! Desmentís el Juicio, pero hay quienes os guardan:nobles, escribas,que saben lo que hacéis.Sí, los justos estarán en delicia,mientras que los pecadores estarán en fuego de gehena.En él arderán el día del Juicio y no se ausentarán de él.Y cómo sabrás qué es el día del Juicio?Sí, cómo sabrás qué es el día del Juicio?El día que nadie pueda hacer nada en favor de nadie. Y será Alá Quien, ese día, decida.

Quando o céu se fender, quando os planetas se dispersarem, quando os oceanos forem despejados e quando os sepulcros forem revirados.Saberá cada alma o que fez e o que deixou de fazer.Ó humano, o que te fez negligente em relação ao teu Senhor, o Munificente, que te criou, te formou, te aperfeiçoou e te modelou, na forma que Lhe aprouve?Qual! Apesar disso, desmentis o (Dia do) Juízo!Porém, certamente, sobre vós há anjos da guarda,Generosos e anotadores,Que sabem (tudo) o que fazeis.Sabei que os piedosos estarão em deleite;Por outra, os ignóbeis, irão para a fogueira,Em que entrarão, no Dia do Juízo, Da qual jamais poderão esquivar-se.E, o que te fará entender o que é o Dia do Juízo?Novamente: o que te fará entender o que é o Dia do Juízo?É o dia em que nenhuma alma poderá advogar por outra, porque o mando, nesse dia, só será de Deus.

Surat Al-‘Infitar – The Noble Qur’an – القرآن الكريم

sem61

The world is like a mirror; if you smile at it, it smiles at you ッ Hayat bir ayna gibidir.Gülümserseniz o da size gülümser ッ

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, ÇOCUKLUK KIRINTILARI, BEN, DÜŞÜNDÜM, Haberler ve politika, HAYAT, KADIN VE AİLE, O, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, SEN, SEN, BEN,O, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İNŞİRAH, İSLAM with tags , , , , , , , , , , on 06/05/2015 by Semra Polat

Afgan,girl-sem

semgif4

When life gives you a hundred reasons to cry, remember that Allah has given you more than thousands of reasons and blessings to be thankful and smile. ッ Alhamdulillah (Praise be to Allah) ❤

Hayat sana ağlaman için yüz tane sebep verdiğinde,Allah’ın sana verdiği binden daha fazla nedenleri ve nimetleri hatırla,şükret ve gülümse. ッ Alhamdülillah (Hamd (büyük övgü), Allah’a mahsustur).❤

Soft words soften the hearts that are harder than rock, harsh words harden hearts that are softer than silk.

Yumuşak söz, kayalardan daha sert olan kalpleri yumuşatır. Fakat sert söz, ipekten daha yumuşak olan kalpleri sertleştirir.

― Imam al-Ghazzaali

The world is like a mirror; if you smile at it, it smiles at you .

Hayat bir ayna gibidir.Gülümserseniz o da size gülümser.

— Peace Pilgrim

semgif4

Why We Shout When In Anger ..!!?? Öfkelenince neden bağırırız…!!??

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), AŞK, ÇOCUKLUK KIRINTILARI, BEN, Cuma bayramı, DÜŞÜNDÜM, EY NEBİ & Prophet Muhammad, Haberler ve politika, Hadith-Hadis, HAYAT, KADIN VE AİLE, O, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, SEN, SEN, BEN,O, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İNŞİRAH, İSLAM with tags , , , , , , , , , , , , , , , , , on 04/05/2015 by Semra Polat

Muslim_Women

A Hindu saint who was visiting river Ganges to take bath found a group of family members on the banks, shouting in anger at each other. He turned to his disciples smiled and asked.

‘Why do people shout in anger shout at each other?’

Disciples thought for a while, one of them said, ‘Because we lose our calm, we shout.’

‘But, why should you shout when the other person is just next to you? You can as well tell him what you have to say in a soft manner.’ asked the saint

Disciples gave some other answers but none satisfied the other disciples.
Finally the saint explained, .

‘When two people are angry at each other, their hearts distance a lot. To cover that distance they must shout to be able to hear each other. The angrier they are, the stronger they will have to shout to hear each other to cover that great distance.

What happens when two people fall in love? They don’t shout at each other but talk softly, Because their hearts are very close. The distance between them is either nonexistent or very small…’

The saint continued, ‘When they love each other even more, what happens? They do not speak, only whisper and they get even closer to each other in their love. Finally they even need not whisper, they only look at each other and that’s all. That is how close two people are when they love each other.’

He looked at his disciples and said.

‘So when you argue do not let your hearts get distant, Do not say words that distance each other more, Or else there will come a day when the distance is so great that you will not find the path to return. They may end up in divorce courts, for instance.’

 semras,world,love

Hintli bir bilgin öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş.

Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.

Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince bilgin “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız?

O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.

Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”

“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”

Daha sonra bilgin öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.

semras,world,love

The man is not a good wrestler; the strong man is in fact the person who controls himself at the time of anger.

Güçlü, güreşte gücünü gösteren değil, öfke anında nefsine (kendine) hakim olandır.

Holy Prophet Muhammad (Sallallahu ‘Alaihi waSallam)

Overcome anger by peacefulness; overcome evil by good. Overcome the mean by generosity; and the man who lies by truth.

Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen.

Buddha

Anger comes from the devil, the devil was created of fire, and fire is extinguished only with water; so when one of you becomes angry, he should perform ablution.

Öfke şeytandandır, şeytan ateşten yaratılmıştır.Ateş ancak su ile söndürülür, o halde öfkelendiğiniz zaman onu yenmek için abdest alınız.

Holy Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم

semras,world,love

Indeed, Allah is with the patient…& Muhakkak ki Allah, sabredenlerle berâberdir…& Surat Al-Baqarah [2:153] Nepal Earthquake & Nepal Depremi .

Posted in Allah (Jalla Jalaluhu), BEN, Cuma bayramı, DÜŞÜNDÜM, DUA, EY NEBİ & Prophet Muhammad, Haberler ve politika, HAYAT, KADIN VE AİLE, Müzik, O, SEMRA'NIN DÜNYASI & SEMRA'S WORLD !, SEN, SEN, BEN,O, The articles in English & stories, Şiirler & poetry, İNŞİRAH, İSLAM with tags , , , , , , , , , on 02/05/2015 by Semra Polat

Pray for Nepal

And We will surely test you with something of fear and hunger and a loss of wealth and lives and fruits, but give good tidings to the patient.

Sizi mutlaka biraz korku ve açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsûllerden bir noksanlık ile imtihân edeceğiz. (Ey Resûlüm!) O hâlde sabredenleri (Cennetle) müjdele!

Wahrlich, Wir werden euch prüfen mit ein wenig Furcht und Hunger und Verlust an Gut und Leben und Früchten; doch gib frohe Botschaft den Geduldigen.

Vamos a probaros con algo de miedo, de hambre, de pérdida de vuestra hacienda, de vuestra vida, de vuestros frutos. Pero anuncia buenas nuevas a los que tienen paciencia.

Très certainement, Nous vous éprouverons par un peu de peur, de faim et de diminution de biens, de personnes et de fruits. Et fais la bonne annonce aux endurants.

Sicuramente vi metteremo alla prova con terrore, fame e diminuzione dei beni, delle persone e dei raccolti . Ebbene, dà la buona novella a coloro che perseverano .

 En Wij zullen u een weinig beproeven door vrees, honger, verlies van bezittingen, levens en vruchten; maar verkondig blijde tijdingen aan de geduldigen.

Certamente que vos poremos à prova mediante o temor, a fome, a perda dos bens, das vidas e dos frutos. Mas tu (ó Mensageiro), anuncia (a bem-aventurança) aos perseverantes .

Mi emo vas dovoditi u isku enje malo sa strahom i gladovanjem, i time {to }ete gubiti imanja i `ivote, i ljetine. a ti obraduj izdr`ljive.

Surat Al-Baqarah [2:155]

%d blogcu bunu beğendi: