…../ Kimileri …../

Allah yeter semra

Kimileri dudak ucu ile

kimileri ağzı ile

kimileri gözleri,

kimileri yürekleri ile konuşur.

Dinlemeye layık olanlar,

gözleri ve yürekleri ile konuşanlardır.”

(pir-i meczubî)

4 Yanıt to “…../ Kimileri …../”

  1. Gel gönülden kavuşalım!
    Gel gönülden konuşalım!

    Gönül evi dostundur. Dostun evi gönüllerdir. Gel dost ile kalalım.
    Gönül evi sonsuzdur. Dost aşkına sevelim. Dost aşkına yanalım.

    Aşk gönül işidir. Gönüller bu yüzden aşkı iş edinir. Gel aşkı iş edinelim.
    Aşksızlık gönüllerin ecelidir.Aşkla yanalım ikimiz.
    Aşıklar yanar bilirsin. Aşkta dirilelim ikimiz. Aşıklar ölmez bilirsin.

    Gel gönülden kavuşalım!
    Gel gönülden konuşalım!

    “Gel, gel aramıza katıl;
    biz Hakk’a gönül vermiş aşk insanlarıyız!
    Gel bize katıl da sevgi kapısından içeriye giriver,
    Giriver ve evimizde bizimle beraber otur…
    Gel birbirimizle içten konuşalım,
    Kulaklardan, gözlerden gizli konuşalım…
    Güller gibi dudaksız ve sessiz görüşelim,
    Tıpkı düşünce gibi dudaksız, dilsiz görüşelim…
    Mademki hepimiz biriz,
    Birbirimize dilsiz, dudaksız gönülden seslenelim…
    Madem ki ellerimiz kenetli,
    Gel bu halden bahisler açalım.
    El ayak gönül hareketlerini daha iyi anlar,
    Öyle ise gel dilimizi tutalım,
    Titreyen gönüllerimizle buluşalım”

    (Hz. Mevlana)

    Gel gönülden konuşalım!

    Dostun nazargahı olan gönülden. O gönül ki; dost onu sevdi, onu beğendi, onu yer bildi. Ona aşkı, ona sevgiyi öğretti. Aşkı bir gök gibi yaydı gönüllere. İşte, oradan sesleniyorum sana…

    Gel gönülden konuşalım!

    Sözlerin iflas ettiği yerden buluşalım.
    Sükuta boyansın her yer. Sükut boyasın her yeri.
    Yürekten selamlaşalım.
    Kapat gözlerini. Gözlerin kendiliğinden kapansın.
    Kalbinden kalbime, kalbimden kalbine yollar açalım.

    Göz göze gelsin gönüllerimiz.
    Bütün azalarımız dil olsun.
    Sonra vedalaşsın birbirleriyle azalarımızla vedalaşalım.

    Gel gönülden konuşalım!

    Sarmaş dolaş olsun ruhlarımız.
    Kulaklardan, dudaklardan gizlice buluşalım.
    Mesafeler kalksın, ayrılıklar bitsin, acılar dinsin kucaklaşalım.
    Kanatlansın ruhlarımız, ruhlarımız şaha kalksın.
    İçimizdeki aydınlığa koşalım.

    Gel gönülden konuşalım!

    Bağdaş kursun yüreklerimiz gökyüzünde.
    Lal olsun dilimiz, sessizce çığlıklar atalım.
    Ateşin kelimeler sarsın her yanı. Ateşten cümleler kuralım.

    Gel gönülden konuşalım!

    Sen sema ol, ben heva.
    Her nefes dol içime, her nefes birlikte yol alalım.
    Sessizce yağalım bulutlardan. Bulutlar sessizce ağlasın bize.
    Gökkuşağından alalım rengimizi. Gök kuşağına tutunalım.
    Gök kuşağı tutsun bizi, karışalım.

    Gel gönülden konuşalım!

    Gözyaşı kadar sıcak olsun sözlerimiz.
    Gözyaşı kadar içten. Gözyaşı kadar berrak.
    Usulca süzülsün ruhlarımızdan; teker teker, tane tane, coşkun ırmaklar kadar pak. Yetmezse bildiklerimiz, bilemediklerimiz için ağlaşalım.
    Gözyaşı rahmettir, gözyaşı berekettir, gözyaşı rahmettir; gözyaşıyla tanışalım, gözyaşı ile tutuşalım.

    Gel gönülden konuşalım!

    En mahrem yerinde gecenin, en mahrem sözlerle anlaşalım.
    Sırları paylaşalım.
    Sınırları aşalım.
    Sırların katibine bahisler açalım.
    O yazsın biz susalım.
    O sussun biz konuşalım.

    Gel gönülden konuşalım!

    “gel, aramıza gir. Biz, Hak aşıklarıyız.
    Gel aramıza katıl da sana aşk bahçesinin kapısını açalım.
    Gölge gibi evimizde otur, biz Hak güneşinin komşularıyız.
    Biz, can gibi göze görünmüyoruz, aşıkların aşkı gibi izimiz, nişanımız da yok. Fakat eserlerimiz sende, senin önünde, çünkü biz can gibi hem gizliyiz, hem de apaçık ortadayız. Sen, her neden bahsediyorsan, onlardan da yücelere, daha ötelere bak, biz ötelerin de ötesindeyiz. Sen, su gibisin, kafat çukurda kalmışssın mahpussun. Kendine bir yol aç da bize katıl, çünkü biz Hakka’a doğru akan bir seliz.”

    (Divanı-ı Kebir)

    Gel gönülden konuşalım!

    Gönül evi dostundur. Dostun evi gönüllerdir. Gel dost ile kalkalım.
    Gönül evi sonsuzdur. Dost aşkla sevelim. Dost aşkına yanalım.
    Aşk gönül işidir. Gönüller bu yüzden aşkı iş edinir.
    Gel aşkı iş edinelim. Aşksızlık gönüllerin ecelidir.

    Aşkla yanalım ikimiz. Aşıklar yanar bilirsin.
    Aşkta dirilelim ikimiz. Aşıklar ölmez bilirsin.

    Gel gönülden kavuşalım!
    Gel gönülden konuşalım!

    Mustafa DEMİRCİ- Aşkın Hükümranlığı

  2. dersarsivi Says:

    yüreğine sağlık kardeşim…

  3. HAKİKAT Says:

    Medine’nin Gülü Şiiri

    “Andım yine Seni her şey yâdımdan silindi,
    Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi;
    Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..
    Andım yine Seni her şey yâdımdan silindi.

    Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam,
    Rûhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;
    Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..
    Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam.

    Anlasam, vuslata ne zaman ferman gelecek?.
    Hicranla yanan gönlüm durmadan inleyecek;
    İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek..
    Anlasam, vuslata ne zaman ferman gelecek?

    Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından,
    Ne olur Sana ulaşmam için kanadından;
    Bana bir tüy ver, pervaz edeyim hep ardından..
    Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından.

    Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;
    Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!
    Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.
    Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!

    Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım,
    Bir kor saç içime ocaklar gibi yanayım;
    Sensiz geçen bu acı rüyâdan kurtulayım..
    Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım..

    Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta,
    Rûhuma sisli-dumanlı bir kasvet yaymakta;
    Göster çehreni ki, güneş gurûba kaymakta..
    Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta…

    Son demde hiç olmazsa gurûbum tulû olsun,
    Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun;
    Her yanda tamburlar çalınsın; neyler duyulsun..
    Ne olur, hiç olmazsa gurûbum tulû olsun.. !”

    M. Fethullah GÜLEN

  4. HAKİKAT Says:

    Ruhum Sana
    Ruhum sana aşık, sana hayrandır EFENDİM.
    Bir ben değil alem sana kurbandır EFENDİM.

    Ecramü felek Levhu kalem mesti nigahın,
    Medheyleyen ahlakını Kurandır EFENDİM.

    Mahşerde nebiler bile senden meded ister,
    Rahmet, diyen alemlere Rahmandır EFENDİM.

    Kıtmırinim Ey Şahı Rusül koğma kapından,
    Asilere lutfun,yüce fermandır EFENDİM.

    Aşkınla buhurdan gibi tütmekte bu kalbim.
    Sensiz bana cennet bile hicrandır EFENDİM.

    Doğ kalbime bir lahzacık Ey Nur-i dilara,
    Nurun ki gönül derdime dermandır EFENDİM.

    ULVİde senin bağrı yanık aşık-ı zarın,
    Feryadı bütün ateş-i suzandır EFENDİM…

    ALİ ULVİ KURUCU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: