….Mecnun Kim…!?

 rumi-sem
İkisi de “Ben Mecnûn’um” diyordu.
Devrin padişahının kulağına ulaştı iki Mecnûn’un varlığı…
Olmamalı idi böyle bir şey!!
Öyle ya şu koca âlemde tek bir Leylâ var; nasıl olur iki Mecnûn!?…
Birisi aşkında kesinlikle sahtekardı padişaha göre…
Ferman çikardi padişah;
 
“Tiz gele her iki Mecnûn olma iddiasındakiler!”Ferman padişahın, derhal huzura getirildi iki Mecnûn’da…

Padişah sordu:
“Bir Leylâ var ne olaki iki Mecnûn?
Birinizden biriniz yalancı, sahtekar!
İşimi uzatmayın, hanginiz söyleyin bana hakiki Mecnûn?!..”
İkisi birden dediler:

 
“Padişahım Mecnûn benim!” Padişah;

 
“İmtihan ederim, yazık olur size, doğruyu söyleyin!” dedi.
İkisi birden yine;
“İmtihanına razıyız ey ulu hükümdar” dediler. Padişah emr buyurdu;

 
“Hemen kütük ve balta gelsin!”
“Hanginiz hakiki Mecnûn şimdi anlayacağız”
dedi.
“Leylâ’ya olan aşkı için kim elini kestirirse onun Mecnûn olduğunu anlayacağım…”
 
Derhal atıldı Mecnûn’luk iddiasında bulunanlardan biri: “Kes hünkârım! Bu el Leylâ’ma kurban olsun!”

Koydu elini kütüğe, baltayı vurdu cellat ve eli kesik halde feryâd etti o:

 

Leylâ’m! Leyla’m!…”

Diger Mecnûnluk iddiasında olana yöneldi cellat:
“Hadi bakalım sıra sende.

Anlayacağız şimdi sen mi Mecnûn; o mu Mecnûn!…” Mecnûn, öyle bir bakışla baktı ki cellada, cellad korkusundan üç beş adım geriledi.

“Be hey adam!” dedi Mecnûn..

“Be hey adam! Ben Leylâ’mın elini kestirmeeeemmm!”

 

3 Yanıt to “….Mecnun Kim…!?”

  1. DENİZ Says:

    LEYLA ve MECNUNEy Rabbim! Aşk belasıyla beni tanıştırBeni bir an bile olsa; aşk belasından ayırma!Detlilerden yardımını uzak tutma.Yani beni daha çok belalara müptela eyle!Ben var oldukça, beladan, isteğimi uzaklaştırma! Ben belayı isterim, çünkü bela da beni ister. Sevgi belasıyla ağırbaşlılığımı gevşetme!Ta ki dostlar beni kınayıp vefasız demesinler! Gidip geldikçe, sevgilimin güzelliğini arttır,Sevgilimin derdine beni daha çok mübtela et. Ben nerede, mevki ve itibar kazanma nerede? Bana yoksulluk ve yokluk ulaşma kabiliyeti ver Senden ayrıyken, bedenimi öyle zayıf kıl ki, Bahar yeli beni sana kavuştursun. Fuzûlî\’ nin nasibi gibi beni gururlandırıp, Ey Rabbim, asla beni bana bağlı kılma! Sonunda yar, ağlayıp inlememize acıdı ve Bugün hüzünler evimize ayak bastı. Gözyaşı yağmurum, demek, öyle tesir etti ki, Gül bahçemizde taze bir gül dalı düşürdü. Ah ateşinin bizi yaktığı, Ayrılık gecesini aydınlatan meş\’ aleden bellidir. Eğer ağlayan gözümüzde uyku olsaydı,Bu kavuşma uyku halinde görülen bir rüya demek mümkün olurdu. Gördüğümüz bir hayal mi? Yoksa sevgilinin yanımıza geleceği aklımıza bile gelmezdi. Ey can ve gönül! Sevgili, misafirimiz oldu! Neyimiz varsa, misafirimizin ayaklarına dökelim. Ey Fuzûlî! Sevgilinin kasdı, canımızı almakmış.Gel.. Güzel uğruna can vermeyi kendimize bir borç bilelim.**Fuzûli\’ nin 1535\’ te yazdığı Leylâ ve Mecnûn adlı mesnevîsi

  2. ♣ Ąηηα Says:

    BOM DIA ALEGRIA!Boa semana!«ﻶﻉჱﻶﻉ»—«ﻶﻉჱﻶﻉ»…. Os homens perdem a saúde para juntar dinheiro, depois perdem o dinheiro para recuperar a saúde.E por pensarem ansiosamente no futuro esquecem do presente de forma que acabam por não viver nem no presente nem no futuro. E vivem como se nunca fossem morrer… e morrem como se nunca tivessem vivido.Dalai Lama«ﻶﻉჱﻶﻉ»—«ﻶﻉჱﻶﻉ»Beijos sem fim…♣ Ąηηα ♣Para ti:http://i256.photobucket.com/albums/hh180/annaspace_2008/PLVSX.jpg

  3. ALAADDİN Says:

    1- Sen öğüt vermeye devam et. Rabbinin sana verdiği peygamberlik nimeti hakkı için, sen ne bir kâhinsin, ne de bir mecnun. • Yoksa onlar "O bir şâirdir; biz onun başına gelecek felâketi bekliyoruz" mu diyorlar? • Sen "Bekleye durun," de. "Ben de sizinle beraber bekliyorum." • Onlar akıllarını kullanarak mı bunu söylüyorlar, yoksa onlar sırf bir azgınlar gürûhu mudur? • Yahut Kur\’ân\’ı kendisi mi uydurdu diyorlar? Doğrusu onların İmân etmeye niyetleri yoktur. • Eğer doğru söylüyorlarsa, Kur\’ân\’ın benzeri bir söz getirsinler. • Yoksa onlar bir yaratıcı olmaksızın mı yaratıldılar? Veya kendi kendilerini mi yaratıyorlar? • Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Doğrusu onların düşünüp İmân etmeye niyetleri yoktur. • Yoksa Rabbinin hazîneleri onların yanında mı? Veya kâinatın tedbîr ve idaresini onlar mı ele geçirdi? • Yoksa göklere çıkıp da gök ehlinin haberlerini dinlemek için bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyicileri, işittiklerine dâir açık bir delil getirsin. • Yoksa kız çocukları Onun, erkek çocuklar da sizin mi? • Yoksa sen onlardan bir ücret istedin de onlar ağır bir borç altına mı girdiler? • Yoksa gaybın ilmi onların yanında da oradan mı alıp yazıyorlar? • Yoksa sana bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat o kâfirler tuzağa düşecek olanların tâ kendileridir. • Yoksa onların Allah\’tan başka bir ilâhı mı var? Allah onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir. (Tûr Sûresi: 29-43.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: