Duy Ey Sevgili…Yüreğim Seferde …

images (2)

Hayata tutunduğum dakikaların çıkmazlarını çözüyorum bir bir…

Ve elestte yüreğime attığın imzanın aşk kokan izinde yürüyorum…

Bir “Duha” sessizliğine bürünmüşlüğüm hep bundan…

 Bundan Sana seherlerimi feda edişim…

Uçsuz bucaksız geri dönme/yiş/lerim…

Tutsaklıklarım Sana…

Rabiâ suretinde baktığım gün aynaların kırılışı…

 Zamanın durduğu zamansızlıklarım…

Beni parçalara bölen…

Okyanusları gözlerime sürükleyen…

 Sevdam…

Nuh’u kıskandıran feryatlarımda uzanışı ellerimin ellerine…

Evetle hayırların olmadığı bir yerde seslenişlerim Sana…

Duy Ey sevgili…

Anla ki Sen benim tek parçamsın…

Yazmam için seni sevdalara…

Beş vakit sevgi kılmam için…

Tut kulluğumun ellerini…

Sana gelmek istiyorum…

Yüreğim seferde…

Cemaline ermek istiyorum

Bir seferde…

5 Yanıt to “Duy Ey Sevgili…Yüreğim Seferde …”

  1. Bahattin Says:

    Peygamber efndimiz Hz.Muhammed (S.A.V) in cok romantik biri olduğunu biliyormuydunuz?:)okadar içten okadar samimi ve okadar duygusal bi şekilde ifade edermişki sevgisini….ona hayran olmamak elde değil…peygamberimizin bu yönlerinden birinide şu örnekten gayet net bi şekilde anlıyabilİRİZ ;Hz.Aişe validemiz bardaktan suyunu içermiş efendimizde onun bardağından ve onun içtiği taraftan suyunu içermiş:\’) ona duyduğu sevgiye aşka bakarmsınız…ALLAH cümlemize bu kadar derin yaşadığımız sevgiler,koskoca bi aşk nasip etsin İNŞALLAH…HAYIRLI SAHURLAR…

  2. HESAP Says:

    Muhammed’i Çok Özledim Muhammed’i çok özledim Ciğerlerim pare, pare Şol canımdan çok istedim Yollar, götür beni yâre Günüm gecem selâvattır Ne huzurdur, ne rahattır İstediğim şefâattır. Yâr Muhammed, cana çare. Irmak olsam, yâre aksam Ravzasına, nasıl baksam Şol gönlümü, bile yaksam Kapanmıyor, canda yare. Ümmetinim, şerefim çok Gelmelere dermanım yok Bir hasret ki, saplandı ok Sırat üzre, düştüm nare. Derdim elbet, Kabe ve Hac Muhammed’e aşkım ilaç Hasretinden düştüm bîlaç Çöllerdeyim, hem avare. Hak aşkına ömür versem Muhammed’i bir kez görsem Eşiğinde bile ölsem, Yalvar, yakar, ben bîçare. Aşk var ise, Sen sebebi Habibullah, en son nebi Selindeyim, coştu debi Şefâat kıl, sitemkâre.

  3. RıZa BeRKaN Says:

    Candan özge Canan "O" Mevlamız, Vuslat AşkımızBizler vuslat eriyiz. Dostu ayan görmek isteriz.Dünya ahiret hesabıdır. Gözlerimizi açtık. Nefis tuzağını seçerek Dostta giden mana yolunda yolda kalmamak için ölçülere dikkat etmeli.İbret olmalı mezarlıklar, kalplerin kasvetini almalı. Niceleri bu dünyadan göçtü.Geçti devranları ne ektiler onu biçtiler. Elbet tadarsın sende ölüm acısını öyle yaşa ki şerbet olsun o sana. Kavuşma anında O yüceler yücesi ebedi dosta… RıZa BeRKaN GÜLER – 13/08/2009SELAM OLSUNRahmetin kaynağı,yüce ALLAH\’a,O\’na kavuşma iştiyakı daim duyanlara,Secdede olup,samimi bulunanalara,Selam olsun,ne mutlu o kullara.RAHMAN\’ın aşkını tadanlara,Seygisiyle yanıp tutuşanlara,Resulullah\’tır kılavuzu olanlara,Selam olsun,ne mutlu o kullara.RıZa BeRKaN GÜLER/ 12.07.2005Sevgili Semra güzel bir çalışma olmuş. Eline , yüreğine sağlık. Gönül kefene, emeğine bereket.Rahman razı olsun. Akıllı olup buluğa erdiği halde, Rabbiyle yaptığı sözleşmelerin hiç birisine sahip çıkmayan, fıtratını bozan, insanlık değerlerini kaybeden ve Rabbini unutup eşyaya tapan insanlık, dünyada ve ahirette mutlu olamayacaktır Çünkü imansızlık ve şirk, insan kalbi ve fıtratı için en büyük kötülüktür Tevbe edilmezse bunun cezası da büyük olacaktırArifler demişlerdir ki: Kalp, iman, ibadet, zikir, fikir ve sevgiyle uyanır, asli safiyetine kavuşursa, Allahu Tealâ’ya ruhu ve bütün zerreleriyle verdiği sözü hatırlar, fıtratına konmuş Allah sevgisini tadar, her şeyin O’na şahitlik yaptığını görür, kainatla birlikte zikre geçerHer şey O’nun varlığına, birliğine ve sonsuz rahmetine şahitlik ederken, insanın kendi varlığını bile ihmal etmesi ve küfre girmesi ne kadar acıdır Allahu Tealâ’dan kalp safiyeti ve iman selameti dileriz.

  4. ALAADDİN Says:

    İşte, Kur\’ân der: "Cenâb-ı Hak, Semî-i Mutlaktır, herşeyi işitir, hattâ en cüz\’î bir mâcera olan ve zevcinden teşekkî eden bir zevcenin sana karşı mücâdelesini Hak ismiyle işitir. Hem rahmetin en latîf cilvesine mazhar ve şefkatin en fedâkâr bir hakikatine mâden olan bir kadının haklı olarak zevcinden dâvâsını ve Cenâb-ı Hakka şekvâsını umûr-u azîme sûretinde Rahîm ismiyle ehemmiyetle işitir ve Hak ismiyle ciddiyetle bakar." İşte, bu cüz\’î maksadı küllîleştirmek için, mahlûkatın en cüz\’î bir hâdisesini işiten, gören kâinatın daire-i imkânîsinden hariç bir zât, elbette herşeyi işitir, herşeyi görür bir Zât olmak lâzım gelir. Ve kâinata Rab olan, kâinat içinde mazlum küçük mahlûkların dertlerini görmek, feryadlarını işitmek gerektir. Dertlerini görmeyen, feryadlarını işitmeyen, Rab olamaz. Öyle ise, -1- cümlesiyle iki hakikat-i azîmeyi tespit eder. 1- Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla işitir, her şeyi hakkıyla görür. (Mücâdele Sûresi: 1.) – Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haramdan alıp, çevresini mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir. (İsrâ Sûresi: 1.) 3- Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, her şeyi hakkıyla görendir. (İsrâ Sûresi: 1.)

  5. ALAADDİN Says:

    Ey ahali! Şu kasrın meliki olan seyyidimiz, bu şeylerin izhârıyla ve bu sarayı yapmasıyla, kendini size tanıttırmak istiyor; siz dahi onu tanıyınız ve güzelce tanımaya çalışınız. Hem, şu tezyinâtla, kendini size sevdirmek istiyor; siz dahi onun san\’atını takdir ve işlerini istihsan ile kendinizi ona sevdiriniz. Hem, bu gördüğünüz ihsanât ile size muhabbetini gösteriyor; siz dahi itaat ile ona muhabbet ediniz. Hem, şu görünen in\’âm ve ikramlar ile size şefkatini ve merhametini gösteriyor; siz dahi şükür ile ona hürmet ediniz. Hem, şu kemâlâtının âsârıyla, mânevî cemâlini size göstermek istiyor; siz dahi onu görmeye ve teveccühünü kazanmaya iştiyâkınızı gösteriniz. Hem, bütün şu gördüğünüz masnuât ve müzeyyenât üstünde birer mahsus sikke, birer hususi hâtem, birer taklid edilmez turra koymakla, her şey kendisine has olduğunu ve kendi eser-i desti olduğunu ve kendisi tek ve yektâ, istiklâl ve infirad sahibi olduğunu size göstermek istiyor; siz dahi onu tek ve yektâ ve misilsiz, nazîrsiz, bîhemtâ tanıyınız ve kabul ediniz."

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: