Karala/ma Defterim….Şebnem Ferah …Ünzile….

 
Nasıl olsa bu, kendime!" diye, olduğu gibi…
Tatlı bir hesaplaşma belki de…
Yok, yok hesaplaşma da değil…
Aynaya şöyle iddiasızca eğilmek…
İçindeki "görücü"ye çıkmak…
 Gitmek kendine, kendine…
Gelmek kendine, kendine…
Ağlamak kendince; tebessüm etmek…
 Herkesin "böyle" bir rehberi; şey…
defteri olsa…
Solgun, haşarı bir çocukluk bir köşede…
Bir köşede uçarı bir gençlik…
Gittiği yeri bilmeyen; bilmediğini bilmeyen…
Bilir gibi gibilikler…
 
Açtığınızda, araladığınızda aradan bir kol uzansa boynunuza… ağlasanız…
Birkaç damla hatıra düşse…
Ya, bir düşse… Düş/se de…
  
 

5 Yanıt to “Karala/ma Defterim….Şebnem Ferah …Ünzile….”

  1. BRUNO Says:

    Semra Sensiz Seni olmadan mevcut olamaz. Herşeyi dışında unutmak ve tekrar: Hayatımı orada durdurmak için, gibi Aşağıda görmüyorum. Ben absorbe var. Şu anda hissettiğim var nasıl halletmek için: Çok üzücü olacaktır size herhangi bir umut olmadan kısa bir süre sonra tekrar. Bir korku sizin çıkış yapan var. Ruh tarafından kaçırıldı mı bir güç ile Ben karşı değil; ve henüz ben direnç olabilir kadar Seni gördüm; ve daha sonra görüldü sahip Sık sık düşünüyorum sforzai benim aşk nedenleri karşı. Şimdi mümkün değil. Bu çok büyük bir azap olurdu. Aşkım bencil olduğunu. Nefes değil Sensiz. …Bruno…

  2. BRUNO Says:

    Gönderiniz için Semra övgü, Sorry for ever, intikam aday değil Tamam ve bir şiir, ama iyi intikam oynamak değil, öğle yemeği için de, tamam pm Semra size, iyi bir dünya istiyoruz kalbime gelen öpücük, Kiss Kiss Bruno …

  3. BRUNO Says:

    Sana izin ve merhaba gibi güzel bir şarkı yapmayı seviyorum öpücük

  4. ALAADDİN Says:

    yukardaki gül ne güzel ne güzel yaradılmış…………………………….

  5. ALİ Says:

    Son defa bakıyorum sana bulutlar, gökyüzü… elveda! Kuşların çığlığı,s/ağırlığı dünyanın… elveda! Acıyanlarım bana; (da) elleri böğründekalanlarım… üzülmeyin; biter bir gün, acı yanlarım… Salkım saçaksancılarım… elveda!Ey gel geç Leyla, ey dünya… Ey kör sevdalarım… elveda… Ey, çöllerinSerabı… Ey, yandıkça yandıran tuzlu suyu denizlerin… elveda…Atamadığım çığlıklarım… Yollardaki izim… Dinmeyen sızım… Besteleriboynu bükük sazım… elveda…Gün b/atımları, hey! Dayanamam bu sarı/solgun bu "olgun" ayrılığa…Bu her akşamki kıyamete… Ah, ben ki sabahlardan geliyorum… Birdenbire buvakitli elveda?Ellerini alıştır vedaya… Ve duaya…Bak, avuçlarında tuttuğun zamanlar dağların ardına düştü… Titrek biristasyona, çığlık bir vedaya hazır mısın?Ne zaman gelir bu giden bahar! Bu kış hangi ölümdür! Sonbahar yaprakları kaçveda mektubudur! Ömrümüz kaç elveda… Kaç sonbahar, kaç çığlık… Saydın mıaynalarda değişen yüzlerini…Ellerini alıştır vedaya… Ve duaya…Yol uzun… Her adım bir ayrılık… Kapı arkası gurbet ya… Yaka paça götürüyorlar bizi… Çocukluğumuzu,gençliğimizi…Bilsen ki her an bir zelzele… Duysan ki ne velvele…Sen iyisi mi ellerini alıştır vedaya…Ve duaya… Her derde devaya…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: