Happy Al Isra wal Miraj mubarak / Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun…

namaz 

Gelin… Bu gece, bu güzel Miraç Gecesi’nde, itiraf edelim yaptıklarımızı.. İtiraf edelim pişmanlıklarımızı… Gözyaşlarımızı serbest bırakalım.. Gönlümüzü açalım Alemlerin Rabbi olan Kudrete ve Rahmete… Gelin.. Bu muhteşem geceyi, bu defa atlamayalım..! Bu defa es geçmeyelim hayatımızın anlamını.. Vazgeçemeyelim insanlıktan ve kulluktan…

 

Bu muazzam geceyi yaşamaya çalışalım hakkıyla hep birlikte inşaallah..

Hepbirlikte huzura varalım..

Rahmetin Kapısına dokunalım…

İstiğfar edelim.. Pişmanlıklarımızı anlatalım.Rabbimize.. Konuşalım, sohbet edelim bizi insan yapan Rahmet ile.. O Yüce Kudret ile…  Ona yakınlığımızı hissedelim..

Yakınlık isteyelim…

 

Arınma isteyelim… Yıkanma isteyelim… Temizlenme isteyelim..

 İçimizi ve dışımızı yıkayacak maddi ve manevi rahmet isteyelim ..! 

 Yağmur isteyelim..!

Sağnak sağnak bereket isteyelim..!

Sağnak sağnak ağlayalım bu gece…!

Şükürsüzlüğümüzün yerine şükreden bir kul olma adımını atalım bu gece..

Kul olmanın  tohumunu atalım… 

Gelin…

Bir Miraç Seccadesinin üzerinde, bu gece, ebedi bir  hayata başlayalım..!

Allah’ım mübarek elçin (s.a.v)hürmetine, unuttuklarımızı hatırlat, kaybettiklerimizi buldur, uzaklaştıklarımızı yakınlaştır, yanlışlarımızı doğrulaştır.

Allah’ım; kutlu Nebin (s.a.v) hürmetine; yoksulları yoksulluklarıyla, zenginleri zenginlikleriyle güzelleştir, fazileti aramızda paylaştır.

Allah’ım; en sevgilinin (s.a.v) hürmetine; yönsüz kaldığımızda yönümüzü, yolsuz kaldığımızda yolumuzu göster.

Allah’ım mübarek Miracın hürmetine; ümit kesilmeyecek merhametinle, bizi, hayatımızı, dünyamızı temizle.

Bizlere senin olan, senden olan, sana olan güzelliği ver.

Amin

Kandiliniz mübarek olsun… 

http://en.wikipedia.org/wiki/Isra_and_Mi’raj

 

8 Yanıt to “Happy Al Isra wal Miraj mubarak / Miraç Kandiliniz Mübarek Olsun…”

  1. Fasl-ı gül Says:

    ALLAH c.c ile sirdasOlanlarin gecesidir!!Kandiliniz mübarek olsun insallah…Allaha emanet olun,… sevgilerimle ve dua ile..Selamunaleyküm…

  2. alp Says:

    Ellerin semaya, dillerin duaya, gönüllerin mevlaya yöneldiği bu mübarek geceni kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.

  3. Tacettin Says:

    İsra ve Mi\’rac olayı hicretten bir buçuk sene önce,Recep ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.v) Mescid-i Haram\’dan Mescid-i Aksâ\’ya götürülür. Kur\’an\’ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında İsrâ adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber\’in Mescid-i Aksâ\’dan Allah\’a yükselişi oluşturur.Mi\’rac olarak bilinen bu yükselme olayı Kur\’an\’da anılmaz, ama hadislerde ayrıntılı biçimde anlatılır. Hadislerde verilen bilgiye göre sözü geçen gecede Cebrail (a.s) Hz. Peygamber\’i Mescid-i Haram\’dan alıp Burak adlı bir binekle Mescid-i Aksâ\’ya götürdü. Oradan da, gökyüzünün harika icraat ve Cenab-ı Hakk\’ın kudretine delalet eden alâmetlerin birer birer gösterilmesi için, semavata çıkartıldı. Sema tabakalarında bulunan bütün peygamberlerle görüştürüldü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda Allah\’ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah\’a şirk koşmayanların Cennet\’e gireceği müjdelendi. Bakara sûresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farz kılındı. Hz. Peygamber ertesi günü Mi\’rac olayını anlattı. Olayı duyan müşrikler yoğun bir kampanya başlatarak Hz. Peygamber\’i suçlamaya, alaya almaya başladılar. Bu kampanya bazı müslümanları da etkileyerek şüpheye düşürdü. Olayın gerçek olup olmadığını araştırmak isteyenler sorular sorarak Hz. Peygamber\’i sınadılar. Hz. Peygamber\’in verdiği bilgilerin doğruluğu müslümanları şüpheden kurtardıysa da müşriklerin inatlarını kırmaya yetmedi. Mi\’rac olayı inatlarını ve düşmanlıklarını artırarak onlar için fitne nedeni oldu. İnsanın Mi\’rac olayını anlayabilmesi için önce kendi nefsinde imâni bir yükselişi gerçekleştirmesi gerekir. Bunu gerçekleştirdiği zaman elde edeceği feraset ve basiret onun kâinata bakarak ilâhi gücü anlamasına ve bu güce sahip olan yüce Allah\’ın vahiyle desteklediği bir insanın asla yalan söyleyemeyeceğini kavramasına yardımcı olur. Bakın Hz. Ebu Bekir (r.a) kendisine Resûlüllah (s.a.v)\’in bir önceki gece göklere yükseltildiğini söylediği haber verilince ne diyor:"Bunu eğer O haber veriyorsa elbette doğrudur." Müslümanların İsrâ ve Mi\’rac olayından çıkaracağı pek çok ibret vardır. Her şeyden önce Hz. Peygamber kendisine gösterilen gerçekleri: “Acaba insanlar akla yatkın bulurlar mı? Kabul ederler mi?” gibi tereddütlere kapılarak insanlara açıklamamazlık etmemiştir. Gecenin sabahında başından geçenleri insanlara anlatmıştır. İnsanlar akla yatkın bulsalar da bulmasalar da gerçek her zaman gerçektir. Eğer bilinmesi gerekiyorsa, bir sır değilse ve açıklanması maslahata aykırı değilse mutlaka açıklanmalıdır. Mi\’rac kelime olarak “yükselme, yücelme” anlamına gelir. Mü\’minin de imanıyla yücelmesi, yüksek mertebelere ulaşması onun için Mi\’rac olur.Mi\’rac olayı ile ilgili hadislerde Cebrail (a.s)\’ın Hz. Peygamber\’e gelerek yolculuk öncesinde onun göğsünü yarıp kalbini çıkardığı ve onu iman ve hikmetle yıkadığı bildirilmektedir. Demek ki Mi\’rac olayına önce kalple hazırlanmak gerekiyor. Yüce makamlara ulaşmak isteyen bir mü\’minin de kalbini iman ve hikmet sırlarına aykırı kirlerden arındırması, temizlemesi gerekir. O halde hayatımızda bir Mi\’rac yolculuğuna başlamak istiyorsak önce göğsümüzü yarıp kalbimizi iman ve hikmet nurlarıyla yıkamalıyız. Ama iş bununla bitmiyor. Çünkü yolculuk bundan sonra başlıyor. Mü\’min İslâm\’ın güzelliklerinden birini hayatına geçirdiğinde bu kutlu Mi\’rac yolculuğunda bir adım atmış, bir derece yükselmiş olur. Bu yolculukta “iki günü birbirine eşit olan zarardadır” ilkesine göre hareket ederek sürekli yücelmek, sürekli ilerlemek gerekiyor. Mi\’rac olayı Hz. Peygamber\’in Kur\’an-ı Kerim\’den sonra en büyük mucizesidir. Mi\’rac aynı zamanda Yüce Allah\’ın son peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)\’e özel bir lütfu ve ihsanıdır. Hz. Peygamber\’in böyle bir lütfa mazhar olması onun Allah katında ne kadar büyük bir dereceye sahip olduğunu göstermektedir. Mi\’rac olayının biz müslümanlar için en önemli sonuçlarından birisi, hiç şüphe yok ki, dinin direği olan namazdır. Namaz, bize bir Mi\’rac hediyesidir. Yüce Peygamberimiz Mi\’rac\’ta vasıtalardan arınmış olarak Mevlâsı ile karşı karşıya geldi ise, mü\’min de namazda vasıtasız olarak doğrudan doğruya Rabbinin huzuruna çıkar; sadece O\’na kulluk etme ve sadece O\’ndan yardım isteme fırsatı bulur. Allah (cc) hepinize hakiki namazı, Miraç Namazını nasip etsin…Günaydın Sevgili Kardeşim,Dualarımızın kabul, ibadetlerimizin makbul olması duası ile, MİRAÇ KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN.

  4. rahimib Says:

    kandiliniz mübarek olsun bu gece camilerde ve dualarda toplandığımız gibi cenabı hak cümlemizive cümle ümmeti muhaamedisevgili habibinin LİVAHÜL HAMD ile müsamma sancağının altında toplanmaya nasip ve müesser eylesin

  5. rahimib Says:

    semra öncelikle kandilin mübarek olsun resimlerinden aldım hakkını helal et

  6. ALAADDİN Says:

    Dördüncü Nükte "Yetmiş bin perde arkasında Cenâb-ı Hakkı görmüş" tabiri, bu\’diyet-i mekânı ifade ediyor. Halbuki, Vâcibü\’l-Vücud mekândan münezzehtir, herşeye herşeyden daha yakındır. Bu ne demektir? Elcevap: Otuz Birinci Sözde mufassalan, bürhanlarla o hakikat beyan edilmiştir. Burada yalnız şu kadar deriz ki: Cenâb-ı Hak bize gayet karibdir; biz Ondan gayet derecede uzağız. Nasıl ki, güneş, elimizdeki ayna vasıtasıyla bize gayet yakındır ve yerde herbir şeffaf şey, kendine bir nevi arş ve bir çeşit menzil olur. Eğer güneşin şuuru olsaydı, bizimle aynamız vasıtasıyla muhabere ederdi. Fakat biz ondan dört bin sene uzağız. Bilâ teşbih velâ temsil, Şems-i Ezelî, herşeye herşeyden daha yakındır. Çünkü Vâcibü\’l-Vücuddur, mekândan münezzehtir. Hiçbir şey Ona perde olamaz. Fakat herşey nihayet derecede Ondan uzaktır. İşte, Miracın uzun mesafesiyle, -1- \’in ifade ettiği mesafesizliğin sırrıyla, hem Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın gitmesinde, çok mesafeyi tayyederek gitmesi ve ân-ı vahidde yerine gelmesi sırrı bundan ileri geliyor. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın miracı, onun seyr ü sülûküdür, onun ünvan-ı velâyetidir. Ehl-i velâyet, nasıl ki seyr ü sülûk-i ruhanî ile, kırk günden tâ kırk seneye kadar bir terakki ile, derecât-ı imaniyenin hakkalyakin derecesine çıkıyor. Öyle de, bütün evliyanın sultanı olan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, değil yalnız kalbi ve ruhuyla, belki hem cismiyle, hem havassıyla, hem letâifiyle, kırk seneye mukabil kırk dakikada, velâyetinin keramet-i kübrâsı olan Miracı ile bir cadde-i kübrâ açarak hakaik-i imaniyenin en yüksek mertebelerine gitmiş, Mirac merdiveniyle Arşa çıkmış, Kab-ı Kavseyn makamında, hakaik-i imaniyenin en büyüğü olan iman-ı billâh ve iman-ı bil\’âhireti aynelyakin, gözüyle müşahede etmiş, Cennete girmiş, saadet-i ebediyeyi görmüş, o Miracın kapısıyla açtığı cadde-i kübrâyı açık bırakmış. Bütün evliya-yı ümmeti seyr ü sülûk ile, derecelerine göre, ruhanî ve kalbî bir tarzda o Miracın gölgesi içinde gidiyorlar. HÂTİME Madem şu kâinatın Hâlıkı, her nevide bir ferd-i mümtaz ve mükemmel ve câmi halk edip, o nevin medar-ı fahri ve kemâli yapar. Elbette, esmâsındaki İsm-i Âzam tecellîsiyle, bütün kâinata nispeten mümtaz ve mükemmel bir ferdi halk edecek. Esmâsında bir İsm-i Âzam olduğu gibi, masnuatında da bir ferd-i ekmel bulunacak ve kâinata münteşir kemâlâtı o fertte cem edip kendine medar-ı nazar edecek. O fert, herhalde zîhayattan olacaktır. Çünkü envâ-ı kâinatın en mükemmeli zîhayattır. ——————————————————————————–1- "Biz ona şahdamarından daha yakınız." (Kaf Sûresi: 50:16.)mirac ile açılan cadde-i kübra da yolcu olanlardan olma duası ile.. . ..KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN …………………

  7. sevgi Says:

    Bugün Mirac kandilidir Sual: Mirac ne demektir, bu gecenin önemi nedir?CEVAPResulullah efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gecedir. Recebin 27. gecesidir. Resulullahın, Mekke\’den Kudüs\’e götürüldüğüne inanmayan kâfir olur. Göklere götürüldüğüne inanmayan sapık olur. (Bahr) Peygamber efendimiz Mirac’ını özetle şöyle anlatıyor: Verilen Burak’a binip Beyt-ül-Makdis\’e geldim. Onu, önceki Peygamberlerin bağladığı halkaya bağladım, sonra Mescide girip orada iki rekat namaz kıldım. Sonra çıktım. Hazret-i Cebrail bir kap şarap, bir kap da süt getirdi. Ben sütü seçtim. Cebrail, yaratılışa uygun olanı seçtin dedi. Sonra bizi birinci semaya çıkardı. Gök kapısında, sen kimsin diye bir ses geldi. Ben Cebrail\’im dedi. Yanındaki kim dendi. Muhammed aleyhisselam dedi. O, Peygamber olarak gönderildi mi dendi. Cebrail, evet dedi. Gök kapısı açıldı. Hazret-i Adem’le karşılaştım. Bana merhaba diyerek hayır dua etti. 2. semaya çıktık. Yine orada da aynı konuşmalar geçti. Göğün kapısı açıldı. Burada iki teyze oğlu İsa ve Yahya ile karşılaştım. Onlar da bana merhaba diyerek dua ettiler. 3. semaya çıktık. Bu kapıda da aynı konuşmalar geçti. Göğün kapısı açıldı. Orada Hazret-i Yusuf’u gördüm. O da dua etti. 4. semaya çıktık. Aynı sualler ve konuşmalar oldu. Kapı açıldı. Hazret-i İdris’i gördüm. O da dua etti. 5. semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar geçti. Kapı açıldı. Hazret-i Harun’u gördüm. O da dua etti. 6. semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar oldu ve kapı açıldı. Hazret-i Musa’yı gördüm. Merhaba diyerek dua etti. 7. semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar geçti ve kapı açıldı. Arkasını Beyt-ül-mamura dayamış Hazret-i İbrahim’i gördüm. O da dua etti. Beyt-ül-Mamur\’u gördüm. Sonra Hazret-i Cebrail beni Sidretü\’l-Münteha\’ya götürdü. Allahü teâlâ, günde elli vakit namaz farz kıldı. Hazret-i Musa\’nın yanına geldim. Ona elli vakit namaz farz kılındığını bildirdim. Rabbinden azaltmasını iste, ümmetin buna güç yetiremez, tecrübem var dedi. Birkaç defa Rabbimle görüşmeye devam ettim. Nihayet Rabbim buyurdu ki: (5 vakit namazı farz kıldım. Her vakit için 10 sevab var. Böylece 50 vakit namaz olur.) [Müslim]Mirac gecesini ibadetle gündüzünü de oruçla geçirmeli. Bu konudaki iki hadis-i şerif meali: (Bu gece iyi amel eden için yüz yıllık mükâfat vardır.) [İ.Gazali](Recebin 27. günü oruç tutana, 60 yıllık oruç sevabı verilir.) [İ.Gazali] http://www.mehmetalidemirbas.com/hayırlı kandiller meleğimm seni özledim kız🙂 kendine iyi bak selamun aleykum..

  8. sami Says:

    HAYIRLI GECELER! HAYIRLI KANDİLLER İNŞALLH!!!Yeryüzünün her yeri fazilet ve kutsiyette eşittir. Çünkü her yeri ve mekanı yaratan Rabb’imizdir. Ancak üç mekan müstesna. – Mekke’deki Kâbe’yi içine alan Mescid-i Haram. Medine’deki Mescid-i Nebi ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa… Buralar yeryüzünün en kutsal mekanlarıdırlar… Buralarda kılınan namazla, yapılan ibadet ve iyilikler başka yerlerle mukayese edilemeyecek özellik ve üstünlüğe sahiptir. Bu sebeple yeryüzünün herhangi bir yerinden bir başka yerdeki mescide daha makbul olur diye ibadet etmek için gidilmeye gerek duyulmayabilir. Çünkü yeryüzü mescitleri fazilette ve kutsiyette eşittirler. Ancak bu üç mescit öyle değildir. Uzaklardan buralara gitmek için yola çıkılabilir. Çünkü bu üç mekan mekanların en üstünüdür… Mekanların bazıları böylece bazılarından üstün oldukları gibi, zaman dilimlerinin bazıları da bazı zaman dilimlerinden daha mübarek ve üstündürler. Nitekim bazı aylar, günler, geceler var ki ötekilerden sevap ve faziletçe üstündürler. Bir bütün olarak üç ayların bütünü böyle olduğu gibi özellikle kandil geceleri, Ramazan ayı, Kadir Gecesi, cuma günü gibi mübarekliği ayet ve hadislerle sabit olan günler bunların başında geliyor. İşte bir daha erişme mutluğunu yaşadığımız üç aylar da öteki aylardan üstünlüğe sahip zaman dilimleri olarak bizi kucaklamış bulunmaktadır. Recep ayı ile başlayıp Şaban ayı ile artarak devam eden sevap yükselmesi, Ramazan ayında en üst dereceye ulaşır, Kadir Gecesi’nde ise üç aylar boyunca kendini hazırlamış olan mümin İlahi affa tam nail olacak bir ruh haline yükselebilir. Hatta bayramda da kendine yeniden bir beyaz sayfa açarak devam etme bahtiyarlığına da ulaşabilir. Böyle bir beyaz sayfa açmak mümkün mü? Hiç şüpheniz olmasın. Çünkü Rabb’imiz kulunun cehennemde azap görmesinden değil, cennette mutlu olmasından memnun oluyor. Bunun için de sebepler, tabiri caiz ise bahaneler hazırlıyor, bazı mekanları, bazı zamanları diğerlerinden üstün kılıyor ki, insanlar bu vesilelerle birazcık kendilerine çekidüzen versinler, yeni bir hamle ve teşebbüsle dini hayatlarında aşk duyup şevk kazanarak cennete layık hale gelsinler. Bundan dolayıdır ki Efendimiz (sas) Hazretleri, üçayların başlangıcı olan Recep ayında oruçlarını, namazlarını bilcümle ibadetlerini çoğaltmış, Şaban ayında ise bu artışı biraz daha artırarak bir kat daha ileriye götürmüş, böylece de ümmetini Ramazan’daki umumi affa girecek bir örneği bizlere fiilen böyle göstermiştir. Onun için bu ay içinde içten gelecek samimi tevbe, istiğfarlarla daha fazla ibadet edilir, oruç tutulur, hayır hasenatta ilerilere gidilir. Hatta kaza namazları varsa kılarak tümüyle bitirmeye niyet edilir. Ta ki Ramazan’daki umumi affa girmeye layık hale gelsin… Kandil geceleri bizlere bir nefs muhasebesi yapma fırsatı veriyor, dini hayatımızı biraz daha ileriye götürme azmi kazanmamızı talim ve telkin ediyor… Hal böyle olunca biz müminlere düşen en önemli görev de Sevgili Peygamberimiz’in izinden giderek Cenab-ı Hakk’ın kurtuluşumuz için gönderdiği bu günleri kadrine layık bir şekilde değerlendirmek. Yazımızı Efendimiz’in Recep ve Şaban ayları boyunca tekrarladığı duasıyla bağlayalım izin verirseniz: – Allah’ım mübarek kıl bize Recep ve Şaban’ı; affımıza vesile eyle ulaştıracağın Şehr-i Ramazan’ı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: