…Karanlık…

semritas2
Kapatsan gözünü duymayacak mısın?..
tıkasan kulaklarını düşünmeyi de bırakacak mısın olduğu yerde?..
ağlasan unutacak mısın yiten’i?..
sussan yaracak mısın boşluğu?..
konuşsan anlatabilecek misin yüreğini?..
nerde kime ne yaptığını sen nerden bileceksin!..
yürü yürüyebildiğin kadar karanlık sokaklarda..
öyle ki nereye dönersen dön zaten koyu bir karanlık..
ötesi yok!
yok!sa ümit vâr mı olunmalıydı?

 2vwwv12

Önümde bir karanlık yol
Benimle yürür müsün?
Zemini meçhul bi yol
Yanımda yürür müsün? 

4 Yanıt to “…Karanlık…”

  1. ALAADDİN Says:

    Geçen hakikati tenvir edecek bir seyahat-i hayaliye sûretinde nimmanzum olarak Lemeât\’ta yazdığım bir vâkıa-i misâliyenin meâlini şurada zikretmeye münâsebet geldi. Şöyle ki: Bu risâlenin telifinden sekiz sene evvel, İstanbul\’da, Ramazan-ı Şerifte, meslek-i felsefe ile münâsebette bulunan Eski Said\’in Yeni Said\’e inkılâb edeceği bir hengâmdadır ki, Fâtiha-i Şerîfenin âhirinde ile işaret ettiği üç mesleği düşünürken şöyle bir vâkıa-i hayaliye, bir hâdise-i misâliye, rüyâya benzer bir hâdise gördüm ki: Kendimi bir sahrâ-i azîmede görüyorum. Bütün zeminin yüzünü karanlıklı, sıkıcı ve boğucu bir bulut tabakası kaplamış. Ne nesîm var, ne ziyâ, ne âb-ı hayat-hiçbirisi bulunmuyor. Her tarafı canavarlar, muzır ve muvahhiş mahlûklarla dolu olduğunu tevehhüm ettim. Kalbime geldi ki, şu zeminin öteki tarafında ziyâ, nesîm, âb-ı hayat var. Oraya geçmek lâzım. Baktım ki, ihtiyârsız sevk olunuyorum. Zeminin içinde tünelvârî bir mağaraya sokuldum; git gide zeminin içinde seyahat ettim. Bakıyorum ki, benden evvel o tahte\’l-arz yolda çok kimseler gitmişler. Her tarafta boğulup kalmışlar. Onların ayak izlerini görüyordum. Bâzılarının bir zaman seslerini işitiyordum. Sonra sesleri kesiliyordu. Ey hayali ile benim seyahat-i hayaliyeme iştirak eden arkadaş! O zemin, tabiattır ve felsefe-i tabiiyedir. Tünel ise ehl-i felsefenin efkârı ile hakikate yol açmak için açtıkları meslektir. Gördüğüm ayak izleri, Eflâtun ve Aristo Haşiye gibi meşâhirlerindir. İşittiğim sesler, İbn-i Sina ve Farâbî gibi dâhîlerindir. Evet, İbn-i Sina\’nın bâzı sözlerini, kanunlarını bâzı yerlerde görüyordum; sonra bütün bütün kesiliyordu. Daha ileri gidememiş. Demek boğulmuş. Her ne ise, seni meraktan kurtarmak için hayalin altındaki hakikatin bir köşesini gösterdim. Şimdi seyahatime dönüyorum. Git gide baktım ki, benim elime iki şey verildi: Biri, bir elektrik; o tahte\’l-arz tabiatın zulümâtını dağıtır; diğeri, bir âlet ile dahi, azîm kayalar, dağ-misâl taşlar parçalanıp bana yol açılıyor. Kulağıma denildi ki, "Bu elektrik ile o âlet, Kur\’ân\’ın hazînesinden size verilmiştir. Her ne ise, çok zaman öylece gittim. Baktım ki, öteki tarafa çıktım. Gayet güzel bir bahar mevsiminde bulutsuz bir güneş, ruhefzâ bir nesîm, hayattar bir âb-ı leziz, her taraf şenlik içinde bir âlem gördüm. "Elhamdülillâh" dedim. TAKİ BİZDE DAİM ELHAMDÜLİLAH DERİZ…..YOKSA BOĞULURUZ……

  2. MELİKE.SPACES Says:

    Bir gün daha yitirdik ömürden Akşamın alacası çöktü şehrime.. Bir yolculuk düşlüyorum hayal alemine Kankırmızı renklerle süsleniyor hayat Sır perdesi hafifçe aralandığında Ey umut, sana doğru yol alıyorum.. Duvarlar örüyorsun Engelleri aşmak imkansız Puslanıyor birden düşüncelerim.. Uçurumlar büyüdükçe, küçülüyorsun Ya bir türkünün sözlerine gizleniyorsun, Ya da okyanus derinliğine Hayallerim uçuyor, dokunamıyorum.. Bir yalana sığındığım gerçeğine uyanıyorumhayırlı kandiller

  3. chiuso Says:

    CIAO SEMRA HAVE GREAT DAY BUON INIZIO SETTIMANA AMICA

  4. yasemin Says:

    eğer bir şey anladıysam neyse güzel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: