…/Takunya sesleri kadar sancı…./Merve UYGUN…/

indir

/ ..Ve yeniden Hayat ….
Takunya sesleri kadar sancı…./

sesimi kemiren bu uğultu….
saklanacak bır kuytu ıstıyorum
/……..sadece bir kuytu…

toprak çanaklar içinde pişiyor kinim…
Aşk ki…
Annesiz çocukların boynundaki o eğim…
rengini muhafaza edemeyen beceriksiz bir ressam gibiyim…
can çekişiyor masalımın pigmentleri…

sen olmadan beceremiyorum da Aşk’ı…
hangi kalbe dokunsam taş kesiliyor…
ve dilini yutuyor her şarkı…
Sen olmadan beceremiyorum Aşk’ı

ilkbaharı koy ceplerine…
Sen gelince açacak tüm renklerim…
yeşil’im mavi’m ve günbatımı turuncu…
sen gelince bu toprak kusacak kokusunu…
yenecek öksüz cocuklar kaybetme korkusunu….

içimin almadığı o dar patikaları
iştahla yutacak adımlarım
tuzla buz edecek kristal adamları…..
iffeti balyoz kadınlarım….

gel içimdeki boş mezara yat…
baklasını yutarken boğulsun Falcı….
/..Ve Yeniden Hayat…
Takunya Sesleri Kadar Sancı…./

kalp

5 Yanıt to “…/Takunya sesleri kadar sancı…./Merve UYGUN…/”

  1. RıZa BeRKaN Says:

    Notaları tamamlanmamış bir şarkı değil midir Hayat….. Devam etmek istersiniz ama kelimelerkifayetsiz kalır bazen ve bir şiirle, bir sözle karşılaşırsınız.. Mutluluğum ;Tamamlanmamış bir cümle içindeYitmiş bir kelime.Sevgim ;Yapılmamış bir besteninYazılmamış notasıAşkım ;Kurgusu bile olmayan bir senaryonunEdilmemiş repliğiVe Hayatım ;Uyumamış bir benliğinHenüz görmediği rüyası…Murat KODAMANHayırlı akşamlar / Hayırlı Cumalar / Selam ve dua ile

  2. zeki Says:

    teşekür ederim o güzel sözlerine

  3. ALAADDİN Says:

    Ve kezâ, validelerin şefkatleriyle nimetlenen çocukların sayısınca nimetleri tazammun edip ona göre hamdlere, senâlara kesb-i istihkak edenlerden birisi de rahîmiyettir. Evet, annesiz aç bir çocuğun ağlamasından müteessir ve acıyan bir vicdan sahibi, elbette validelerin çocuklarına olan şefkatlerinden zevk alır, memnun ve mahzuz olur. İşte, bu gibi zevkler birer nimettir, hamd ve şükürler ister. Ve kezâ, kâinatta mündemiç hikmetlerin bütün envâ ve efradı adedince hamd ve şükürleri iktiza edenlerden birisi de hakîmiyettir. Zira insanın nefsi, Rahmâniyetin cilveleriyle, kalbi de Rahîmiyetin tecelliyatıyla nimetlendikleri gibi, insanın aklı da hakîmiyetin letaifiyle zevk alır, telezzüz eder. İşte, bu itibarla ağız dolusu ile "Elhamdü lillâh" söylemekle hamd ü senâları istilzam eder. Ve kezâ, Esmâ-i Hüsnâdan "Vâris" isminin tecelliyatı adedince ve babalar gibi usulün zevâlinden sonra bâki kalan fürûatın sayısınca ve âlem-i âhiretin mevcudatı adedince ve uhrevî mükâfatları almaya medar olmak üzere hıfzedilen beşerin amelleri sayısınca, sadâsı ile şu fezayı dolduracak kadar büyük bir "Elhamdü lillâh" ile hamd edilecek hafîziyet nimetidir. Çünkü, nimetin devamı, nimetin zâtından daha kıymetlidir. Lezzetin bekası, lezzetten daha lezizdir. Cennette devam, cennetin fevkindedir. Ve hâkeza… Binaenaleyh, Cenâb-ı Hakkın hafîziyeti tazammun ettiği nimetler, bütün kâinatta mevcut, bütün nimetlerden daha çok ve daha üstündedir. Bu itibarla dünya dolusu ile bir "Elhamdü lillâh" ister. şu zikredilen dört isme, bâki kalan Esmâ-i Hüsnâyı kıyas et ki, herbir isimde sonsuz nimetler bulunduğu için sonsuz hamdleri, şükürleri istilzam eder. Ve kezâ, bütün nimet hazinelerini açmak salâhiyetinde olan, nimet-i imana vesile olan Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm dahi öyle bir nimettir ki, nev-i beşer ilelebed o zâtı (a.s.m.) medh ü senâ etmeye borçludur. Ve kezâ, maddî ve mânevî bütün nimetlerin envâına fihriste ve kaynak olan İslâmiyet ve Kur\’ân nimeti de gayr-ı mütenâhi hamdleri bil\’istihkak istilzam eder.

  4. ♣ Ąηηα Says:

    BOM DIA ALEGRIA!Bom fim de semana!.°•.•°*”˜.•°*”˜ .•*˜˜*•. ˜”*°•.˜”*°•.•°Que alguém grite o que eu sinto, para que o mundo o saiba.Que alguém me leia, como um livro,que me saibam ver, e estudar.Decorem o meu rosto, cada linha,o meu corpo, cada traçoo meu ser …devagar.Que alguém me grite, grite esta angústiade não poder dizer.Que alguém fale, fale deste meu marE segrede baixinho, dos meus lábios aos teusesta vontade imensa de te amar..°•.•°*”˜.•°*”˜ .•*˜˜*•. ˜”*°•.˜”*°•.•°Beijos sem fim…♣ Ąηηα ♣Para ti:http://i39.tinypic.com/2zgwz1g.jpg

  5. iremm Says:

    Aç sürgün gözlerini hayata; kalabalıklar arasında yalnızlık çığlıklarıyla büyüyen yüreğinden arındır isyan pençelerini…Şehrin gittikçe kalabalıklaşan caddelerinde yürüyüp, yalnızlığın buhranından kurtulmayı ümit ettiğim vakit; hasret yaralarının ukdelerine tuz basarak, aşkın odunda yüreklerini dağlayan mecnunları andım Rüyalarımda yalnızlığın öfkesini kusmamak üzere direndiğim ızdırap aforizmalarını alıp, tavan arasına gömüyorum Tavan arasıydı, hatırlıyorum küçükken yalnız kalmayı istediğimiz an; kalabalıklardan kaçtığımız, Rabbimize dertlerimizi anlattığımız ve hatta bulutların ağlayışlarına gözyaşlarımızı karıştırdığımız…Bir mecnun edâsında, harlı zindanın intihar kucağında Rabbiyle hemhal olan, zikriyle demir parmaklıkları aşkına şâhit tutan, duasıyla yeri göğü titreten niyazları özlüyoruz Şehrin kirlenmiş yüzünde yitik soluğumuzu arayıp da bulamadığımız anlarda, yalnızlık hüznünü gösteriyor yüreğimizde Yalnızlığa, hırasına mahkûm bir yürek olabilmek, Yusuf’un kuyusunda sükût edip kâinatın musikisine kulak verebilmek, karanlığın mavera boşluklarına aldanmayıp sancısına sancı katabilmekti gaye-i hayâlimiz… Özgürlüğe hasret kalmış kaldırımlarda, yitik ailesini arayan Filistinli çocuğun gözündeki şebnem, avucunda Rabbine isyan eden tağutlara attığı taş olabilmekti derdimiz… Dünyanın diğer ucunda yalnız kalmış kardeşimizle yalnızlığımızı paylaşıp, miraç fezasına çıkabilmekti titreyişlerimiz…İbrahim gibi tek başına bir ümmet olabilmenin yolu, Batının Allah’tan (cc) arındırmış sözde “izm”lerine kurban olmayıp; kökünde ahlakilik olmayan felsefeden değil, İslam’ın bize öğrettiği hikmet kavramının sırrına mazhar olmaktan geçer Eşyanın özünü tanıyıp irfan olmak, eşya ile dargın durmayan insanı Allah’sız bir yalnızlığa düşürmez İnsanların gözünde adı mecnuna çıkarak sadece Allah’la beraber olmak ise, her kişinin değil er kişinin sancısıdırYalnızlığa mütebessim çığlıklar atarak, âyinesinde asumanlara yükseldiğini hisseden çiğ taneleri, dökülmek ister sevda ırmağına yaprak yaprak… Vah imtihan üzere gönderildiği halde sevda ırmağına dökülemeyen çiğ tanelerine! Herkesin kendi derdine düşeceği, yalnız kalacağı mahşer gününde; Rab’lerinden ayrılmayanlar, Batının logosuna kapılıp Allah’sız yalnızlık buhranlarında kaybolmayanlar ve nefsinin dizginlerini tutup semalarda uhrevî kanat çırpanlar mesrur olup, Rabbinin cemalini müşahede edeceklerdir Rableriyle baş başa kalacaklardırİnsanın “var” kalabilmesi için, O’na gitmesi, hayatının akış yönünü O’na doğrultmasını gerektirir Çöl yağmurlarında yalnızlık hazzıyla ıslanmak, vicdan muhasebesinden bir yürek dolusu közle çıkmak ise, ukdesine gözyaşı düşürmüş (s)özlerde saklı olduğunu unutmayalım Bizlerin kalabalık şehirlerde yalnız kaldığını aklımızdan çıkarmamalı ve bu uğurda kendimizi, komşularımızı kısacası çevremizi göz ardı etmemek durumundayız Issız çöl geceleri, ıssız şehirlere, ıssız binalara, ıssız komşulara dönüşmüş Heyhat ki hala imkânımız var! Yeter ki “imkânım yok” deyip isyan etme ey!Soralım vuslat muştulu Kuran’a, acaba ne cevap verir? İlk emri “oku” olan vahiy, “kendini oku”, “yaratan Rabbini oku”… emirleriyle insanın okuma eylemini gerçekleştirmesini ve böylece bilinçlenmesi gerektiğinin altını çiziyor Yalnızlığımızı O’nun aşkıyla umutlandırmak için, O’nu ve kendi ruhundan üfleyip eşref-i mahlûkat olarak yarattığını tanımak gerekmez mi? Şeyh Galip yaratılmışların gözbebeği insanın, yalnızlığa kapılmadan, Allah (cc) ile iletişime geçerken nereden başlaması gerektiğini şu şaheser beyiti ile ifade etmiştir:“Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin senMerdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen”Yani; ibret nazarıyla bak kendine ey kişi! Ve anla ki sensin âlemlerin özü Sen, yaratılmışların gözbebeği olan “insan”sın…Şiirleriyle Allah aşkıyla titreyip insanları da titreten, yüzyıllardan beridir insanların gönüllerinde taht kuran Yunus Emre, bakın insanın Rabbi ile iletişime geçerken nereden başlaması gerektiğini nasıl sade bir dille -efsunlu dizeleriyle- özetlemiş:İlim ilim bilmektirİlim kendini bilmektirSen kendini bilmezsenBu nice okumaktırYalnız kalalım ve Rabbimizle konuşalım Konuşalım ki, hıramıza çekilip peygamberin çektiği sancıyı çekebilelim İşte o zaman, yüreğimizdeki sahte sevgileri çıkarabiliriz O zaman insanları içinde bulundukları yalnızlık senaryolarından, Rabbi ile iletişimine geçmesine vesile olabiliriz ALLAHA EMANET OL DUA İLE

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: