KELİME d/okumaları…

semras--
Kelime d/okumaları ilk kez Allah(c.c) ile Hz Adem arasında başladı.
 Rabbimiz ilmini kelime d/okumalarıile öğretti Adem babamıza.
 Kelimeler d/okumalarla isme dönüştü.
İsimlerle müsemmayı öğretti.
 Kelime d/okumaları ile anlama ve anlatma başladı.
Kelime d/okumaları ile Hz adem melekler karşısında bildiğini anlayarak, anladığını, anlatarak gösterdi.
Farkı farkettirdi…
Kelime d/okumaları Adem babamızdan kalma ata mesleğimiz…

2 Yanıt to “KELİME d/okumaları…”

  1. ALAADDİN Says:

    Hem hiç mümkün müdür ki, kâinatın bütün hakiki ve âlî hakikatlerinin beliğ tercümanı ve Hâlık-ı Kâinatın bütün kemâlâtının muciz lisanı ve bütün maksatlarının hârika mecmuası olan Kur\’ân-ı Mucizü\’l-Beyan, o Halıkın kelâmı olmasın? Hâşâ, âyâtının esrarı adedince hâşâ! Hem hiç mümkün müdür ki, bir Sâni-i Hakîm, bütün zîhayat, zîşuur masnularını birbiriyle konuştursun ve dillerinin binler çeşitleriyle birbiriyle söyleştirsin ve onların sözlerini ve seslerini bilsin ve işitsin ve efâliyle ve inâmıyla zâhir bir sûrette cevap versin, fakat kendisi konuşmasın ve konuşamasın? Hiç kabil midir ve hiç ihtimali var mı? Madem bilbedahe konuşur ve madem konuşmasına karşı tam anlayışlı muhatap en başta insandır. Elbette, başta Kur\’ân olarak meşhur kütüb-ü mukaddese onun konuşmalarıdır. Hem hiç mümkün müdür ki, bir Sâni-i Hakîm, kendini tanıttırmak ve sevdirmek ve medh ü senâsını ettirmek ve envâ-ı ihsanatıyla zîhayatları mesrur ve memnun etmekle minnettarlıklarını ve şükürlerini rubûbiyetine mühim bir medar yapmak için, koca kâinatı, envâıyla, erkânıyla zîhayata musahhar bir hizmetkâr, bir mesken, bir meşher, bir ziyafetgâh yaptıktan sonra, zîhayatların çeşit çeşit, binlerce envâlarının nüshalarını o derece teksirini istiyor ki, kavak ve karaağaç gibi meyvesizlerin bir kısım yapraklarından herbir yaprağı bir tabur sineklere, yani havada zikreden zîhayatlara hem beşik, hem rahm-ı mâder, hem erzaklarının mahzeni yaptığı halde; bu ziynetli semâvâtı ve bu nurânî yıldızları sahipsiz, hayatsız, ruhsuz, sekenesiz, boş, hâlî, faydasız yani melâikesiz, ruhânîsiz bıraksın? Hâşâ, melekler ve ruhânîler adedince hâşâ ve kellâ!

  2. Tacettin Says:

    "Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun." (Kalem Suresi 1)İnsan bir dostuna bir mektup göndermek isterse, çoğu zaman hemendaktilonun veya bilgisayarın başına geçmez. Öncelikle kalemi eline alırve başlar ince hislerini nakşetmeye…Kalemin ve Kelimelerin değeri o kadaryüce ki; Kur\’an-ı Kerim\’ de Süre adı olmuştur. Sevgili Semra Kardeşim ;Hikmeti kelimelerin kalbine Gömen Allah’a hamdolsun.Sizler gibi kalem tutup kelimeler nakşedip, bizlere yol veyön gösterenlere Selâm Olsun.Saygı, sevgi, selam ve dua ile Hayırlı Akşamlar Diliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: