Kalbim med ile cezr arasında/kıvranmakta

1901052-gozler

Issız yağmurlardan geçiyorum, kan çanağı gözlerim. İçimde tuttuğum şiir buz gibi dursa da soluverecek… Bir kuru dala uzanayım derken çekildi suyu ellerimin. Ne değişir ömrümde, mülteci acıları anlatsam sana? Kuyuda gün geçmiyor ki dalaşmasın saçlarımla ak… Görsem treni son kez, iman etsem geceden sonra gelene. Ömrümün ikinci kasemi doğuverse… Dâre çekilen kırlangıçların hesabı var yarım kalan!… Doğurgan bir ağrı kuruldu kalbime. Trenle kaçırılmış gibiyim… Kaşımın üstünde kabzasız, hükmü mühreli hınç,

 Görmüyor musun?

 

Kaç çeşit zehir vardır kokusuyla bitiren? Gönlündeki renkleri bağla kuşağıma! Hem odlara yaktım yaremi. Anestezik mumlara üflüyorum, tablada kül olmuş yüzüm. Bilmem kaç arşın oldu bu yalnızlık örgüsü? Hem benim inkâr edilmiş gerçeklerim var, revnakında gümüş dalı… Zülfü yâre dokunmalıyım bu vakit, yağmalanmalı dumanım! İçimde dört dönen tahassür halesi… Değsen çalacak gözlerini

 

Biliyor musun?

Bir murad ki bileği bükülmüş;

Koşarsam yakın olur musun? 

 

Yedisikasımın

Kalbim med ile cezr arasında/kıvranmakta

 

Halet–i Tin /Eda Aktaş

cc988af7

Bir Yanıt to “Kalbim med ile cezr arasında/kıvranmakta”

  1. ALAADDİN Says:

    Müstaid, müçtehid olabilir; müşerri’ olamaz

    İçtihadın şartını hâiz olan her müstaid, ediyor nefsi için nass olmayanda içtihad. Ona lâzım, gayra ilzam edemez.

    Ümmeti dâvetle teşri’ edemez. Fehmi, şeriattan olur, lâkin şeriat olamaz. Müçtehid olabilir, fakat müşerri’ olamaz.

    İcmâ ile cumhurdur, sikke-i şer’i görür. Bir fikre dâvet etmek, zann-ı kabul-ü cumhur şart-ı evvel oluyor.

    Yoksa dâvet bid’attır, reddedilir. Ağzına tıkılır, onda daha çıkamaz.

    Nur-u akıl kalbden gelir

    Zulmetli münevverler bu sözü bilmeliler: Ziyâ-i kalbsiz olmaz nur-u fikir münevver.

    O nur ile bu ziyâ mezc olmazsa zulmettir; zulüm ve cehli fışkırır. Nurun libasını giymiş bir zulmet-i müzevver.

    Gözünde bir nehâr var; lâkin ebyaz ve muzlim. İçinde bir sevad var ki, bir leyl-i münevver.

    O içinde bulunmazsa, o şahmpâre göz olmaz, sende birşey göremez. Basîretsiz basar da para etmez.

    Ger fikret-i beyzâda süveydâ-i kalb olmazsa, halita-i dimağî ilim ve basîret olmaz. Kalbsiz akıl olamaz.

    Dimağda merâtib-i ilim muhtelifedir, mültebise

    Dimağda merâtib var, birbiriyle mültebis, ahkâmları muhtelif. Evvel tahayyül olur, sonra tasavvur gelir.

    Sonra gelir taakkul, sonra tasdik ediyor, sonra iz’an oluyor, sonra gelir iltizam, sonra itikad gelir.

    İtikadın başkadır, iltizamın başkadır. Herbirinden çıkar bir hâlet: Salâbet itikaddan,

    Taassub iltizamdan, imtisâl iz’andan; tasdikten iltizam, taakkulde bîtaraf, bîbehre tasavvurda,

    Tahayyülde safsata hâsıl olur, mezcine eğer olmaz muktedir.

    Bâtıl şeyleri güzel tasvir etmek, her demde, sâfî olan zihinleri cerhdir, hem idlâli.

    Hazmolmayan ilim telkin edilmemeli

    Hakiki mürşid-i âlim koyun olur, kuş olmaz; hasbî verir ilmini.

    Koyun verir kuzusuna hazm olmuş musaffâ sütünü.

    Kuş veriyor ferhine lüabâlûd kayyını.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: