AŞK dediğin…

 

 

الـعمــر مــرا ۈانــا عمــري معــاڪ by ♥๖ۣۜDoubleyou.
“Muhabbet herkesin aklını çelmez,
Gönül viranesi kolay düzelmez.
Alemden çekinme bir zarar gelmez,
Sen kendi kendine hıyanet etme..”

,,,,,,,

Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!

Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!

Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!

Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; “Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam..
Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!

Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!

Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!

Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!

Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!

Aşk; bilmektir Ey Sevgili!

Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Onun selamı ile gelen bela olsa EyvALLAH (c.c.) diyebilmektir.
Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine Eyvallah. Bilesin!

Aşk; susmaktır Ey Sevgili!

Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.

 Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!

Aşk dediğin susup beklemektir,

Aşk dediğin….

5 Yanıt to “AŞK dediğin…”

  1. รยкût-ย ђคאคl Says:

    Mevlânâ Hazretleri, “Eğer âşkın şerhini yapmaya kalksam, yüz kıyamet kopar da yine de söz tamamlanmaz” sözüyle âşkı “tarif eder”. Âşkı en iyi âşkın kendisi anlatacaktır: “Âşkı kimseye sorma, âşkın kendisine sor!

    Hiç kimsenin ismi, Mevlânâ kadar âşkla özdeşleşmemiştir. Mevlânâ âşkı, ama gerçek İlâhî âşkı, bütün boyutları ve derinliğiyle yaşayan ve yaşatan bir ârifti.

    Âşk gerçi önceleri nefsânî, mecâzî, yani kişinin kendisi gibi bir faniye duyduğu bir âşk olsa bile, insanı olgunlaştıran, yakıp pişiren bir tarafı olduğu için, gerçek âşka bir köprü olur. Bunun için Hz. Pir, “Âşıklık ister nefsânî olsun, ister rûhânî olsun, sonunda bizi ötelere götürecek bir rehberdir.” (Mesnevi, I, 111) buyurur.

    Ama mecazî âşk mertebesinde oyalanıp kalmamak, Leyla’dan Mevlâ’ya geçmek gerek: “Ölüye karşı beslenen âşk ebedî olamaz. Sen canına canlar katan, hiç ölmeyecek olan diriye âşık ol!” (Mesnevi, V, 3272)

    Ama insan mahlûkata başka bir gözle bakmayı becerebilirse, aslında her varlıktaki güzelliğin Gerçek Varlık’tan geldiğini, kişi ister farkında olsun ister olmasın, herhangi bir varlığa duyduğu âşkın da aslında onda yansıyan İlâhî güzellik tecellisi sebebiyle olduğunu idrak eder: “Sevdiğin her varlıktaki güzellik Allah’tan geliyor. Sen, her neye âşık olursan, o şey ilâhî sıfatlardan biri ile yaldızlanmış, nurlanmış.” (Mesnevi, III, 554)

    İlâhî âşk, tıpkı her türlü pisliği yakıp yok eden bir ateş gibi, insanın olumsuz bütün özelliklerini yok eden manevî bir ateştir: “İlâhî âşk sebebiyle nefsaniyet ve benlik elbisesi yırtılan kimse, hırstan ve bütün kötülüklerden temizlenir.” (Mesnevi, I, 22)

    “Âşk nurlanmaktır”
    Âşk, nurlanmak, nur kesilmektir: “Âşık olmak demek, nûr gelen tarafa pencere açmaktır. Çünkü gönül, gerçek dostun yüzü ile nûrlanır.” (Mesnevi, VI, 3096)

    Mevlânâ’nın bağlı olduğu dünya görüşüne göre, bütün kâinatın varlığa gelişi de hep âşk iledir. Çok atıf yapılan bir kudsî hadiste, Cenâb-ı Hakk’ın: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmeye muhabbet ettim de mahlûkatı onun için yarattım” buyurduğu rivayet edilmektedir. Yani bütün bu varlıkların meydana gelmesi, Hak Teâlâ’nın gizli olan varlığının zuhur etmeye olan iştiyakı, Hakk’ın tanınmaya olan âşkı sebebiyledir.

    Bütün varlıklar, duydukları âşk sebebiyle hareket eder. “Her cüz’ün başka bir cüz’e meyli vardır. Her ikisinin birleşmesinden bir şey doğar.” (Mesnevi, III, 4416)

    Âşka yakalanan derman istemez
    Âşk aman vermez, bir kere âşka yakalanan bir daha onun pençesinden kurtulamaz: “Ey aman bilmez âşk; senin elinden el-aman, el-aman!” (Mesnevi, VI, 3764)

    Gerçek âşk öyle bir ‘dert’tir ki, ona yakalanan bir daha asla derman bulmak istemez: “Bütün hastalar iyileşmeyi ümit eder, o ümitle yaşarlar. Âşk hastası ise: ‘Benim hastalığımı artırın!’ diye feryad eder.

    Âşk, anlatmakla tükenir şey değildir: “Eğer âşkın şerhini yapmaya kalksam, yüz kıyamet kopar da yine de söz tamamlanmaz.” (Mesnevi, V, 2189)

    Âşkı yine en iyi âşkın kendisi anlatacaktır: “Âşkı kimseye sorma, âşkın kendisine sor!” (Divan-ı Kebir)

    “Âşk söze sığmaz, istemekle anlaşılamaz, âşk bir denizdir ki dibi görünmez. Denizin katreleri, damlaları sayılamaz. Yedi deniz de, âşk denizinin önünde küçücük bir göl gibi kalır.

    Âşk, denizi bir tencere gibi kaynatır; âşk, dağı ezer, kum gibi ufaltır. Âşk, gökyüzünü çatlatır, yüzlerce yarık açar; âşk, sebepsiz olarak yeryüzünü titretir.

    Pak, temiz âşk Hz. Muhammed’e eş oldu, dost oldu. Allah, bu âşk yüzünden Peygamber Efendimiz’e ‘Sen olmasaydın, bu gökleri, bu kâinatı yaratmazdım!’ diye buyurdu.” (Mesnevi, V, 2733–2737)

    “Şehveti âşk zannediyorsun”

    Günümüzde hiçbir kavram ‘âşk’ kadar kirletilmemiştir. Hz. MevlÂnâ’nın sözlerinde, her türlü edepsizliğin, şehvet tatmininin âşk diye nitelendiği bugüne de göndermeler vardır: “İnsaf et; âşk güzel bir iştir. Onun bozulması, safiyetini yitirmesi tabiatın kötü niyetli oluşundan. Sen şehvetini âşk diye adlandırmışsın; hâlbuki şehvetten kurtulup âşka ulaşabilmek için uzun yollardan geçmek gerek.” (Divan-ı Kebir)

    “Eğer âşk nefsin şehvetinden ibaret olsa idi, merkeb ve ö..z âşıklar defterinin başında olurdu.” (Divan-ı Kebir)

    Geliniz, âşk nedir bilmek için Mevlânâ’nın önünde diz çökelim, gerçek âşkı o ulu âriften öğrenelim… Âşk ile…!

  2. ALAADDİN Says:

    Altıncı Sır: Ey hadsiz acz ve nihayetsiz fakr içinde yuvarlanan bîçare insan! Rahmet ne kadar kıymettar bir vesîle ve ne kadar makbul bir şefaatçi olduğunu bununla anla ki: O rahmet, öyle bir Sultan-ı Zülcelâle vesîledir ki, yıldızlarla zerrât beraber olarak kemâl-i intizam ve itaatle, beraber, ordusunda hizmet ediyorlar. Ve o Zât-ı Zülcelâlin ve o Sultân-ı Ezel ve Ebedin istiğnâ-i zâtîsi var; ve istiğnâ-i mutlak içindedir. Hiçbir cihetle kâinata ve mevcudâta ihtiyacı olmayan bir Ganî-i Alelıtlaktır. Ve bütün kâinat taht-ı emir ve idaresinde ve heybet ve azameti altında nihayet itaatte, celâline karşı tezellüldedir.

    İşte, rahmet seni, ey insan, o Müstağnî-i Alelıtlakın ve Sultan-ı Sermedînin huzuruna çıkarır ve Ona dost yapar ve Ona muhatap eder ve sevgili bir abd vaziyetini verir. Fakat, nasıl sen güneşe yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun; fakat güneşin ziyâsı, güneşin aksini, cilvesini senin aynan vâsıtasıyla senin eline verir. Öyle de, o Zât-ı Akdese ve o Şems-i Ezel ve Ebede biz çendan nihayetsiz uzağız, yanaşamayız; fakat Onun ziyâ-i rahmeti Onu bize yakın ediyor.

    İşte, ey insan! Bu rahmeti bulan, ebedî tükenmez bir hazîne-i nur buluyor. O hazîneyi bulmanın çaresi, rahmetin en parlak bir misâli ve mümessili ve o rahmetin en beliğ bir lisânı ve dellâlı olan ve Rahmeten li’l-âlemîn ünvânıyla Kur’ân’da tesmiye edilen Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sünnetidir ve tebâiyetidir. Ve bu Rahmeten li’l-âlemîn olan rahmet-i mücessemeye vesîle ise, salâvâttır.

  3. ALAADDİN Says:

    Sözler | On Birinci Söz | 116
    ebedî ve sermedî olan bir cemâlin seyirci müştâkı ve âyinedar âşıkı, elbette bâkî kalıp, ebede gidecektir. İşte Kur’ân şâkirdlerinin âkıbetleri böyledir. Cenâb-ı Hak, bizleri onlardan eylesin, Âmin.

  4. bahyettin Says:

    selamun aleykum allah sizden razı olsun bunları okudukça kendimi gerçekten iyi hissediyorum iyiki varsınız

  5. çok çok çok güzeldi.
    teşekkür ederim.
    sonsuz güzellikler dileklerimle.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: