Islam is Love , Love it….!!!İslam Aşk’tır,AŞK…!!!

Islam is a way of life, try it.
Islam is a gift, accept it.
Islam is a journey, complete it.
Islam is a struggle, fight for it.
Islam is a goal, achieve it.
Islam is an opportunity, take it.
Islam is not for sinners, overcome it.
Islam is not a game, don’t play with it
Islam is not a mystery, behold it.
Islam is not for cowards, face it.
Islam is not for the dead, live it.
Islam is a promise, fulfill it.
Islam is a duty, perform it.
Islam is a treasure (the Prayer), pray it.
Islam is a beautiful way of life, see it.
Islam has a message for you, hear it.

Islam is Love , Love it!!zthannz3af5

İslam, yaşamın bir yoludur, onu dene.
İslam, bir hediyedir, onu kabul et.
İslam, bir seyahattir, onu tamamla.
İslam, bir mücadeledir, onun için savaş.
İslam, bir amaçtır, onu başar.
İslam, bir fırsattır, onu al.
İslam,günahlar için değildir,üstesinden gel.
İslam, bir oyun değildir, oynanmaz onunla.

İslam, bir sır değildir, onu gör.
İslam, korkaklar için değildir,aslında.
İslam, ölüler için değildir,o canlılar için.
İslam, bir sözdür, onu söyle.
İslam, bir vazifedir, onu yerine getir.
İslam, (namaz) bir hazinedir, ona dua et.
İslam, yaşamın en güzel yoludur, onu gör.
İslam’ın, senin için bir mesajı var, onu duy.

İslam Aşk’tır,AŞK!!
zthannz3af5

12 Yanıt to “Islam is Love , Love it….!!!İslam Aşk’tır,AŞK…!!!”

  1. Mehmet Says:

    Ne mutlu O aşk\’a sahip olanlara ,O aşk\’la yaşayanlara ,Ve tabi ki en mühimi O aşk\’la çene kapatıp sonsuz aleme göçenlere.Allahü teâlâ bize ve size de nasip eder İnşaallah.amin.Sonsuz güzellikler dilerim size Allahü teâlâ dan

  2. jac Says:

    .>>>ik ben het met je eens<<<zeker met deze bevrijdings dagveel gr.jac

  3. Tacettin Says:

    İlâhî ente maksûdî ve rıdàke matlûbî "Yâ Rabbi, benim hedefim, muradım, maksûdum sensin!" "Yâ Rabbi, benim bütün taleb ettiğim,istediğim şey, senin rızana ermek;sen benden razı ol diye, onu istiyorum!" Ey dağımın karı gecemin mehtabı,çayımın efkarı sırdaşım,yoldaşım…İçtiğim suyum,sustuğumda sükutum,baktığımda nazarım,yandığımda ahım…Rahmetim,yağmurum,ey benim Rahman Allah\’ım Seni görmeyen gözü neyleyim,Seni bilmeyen aklı neyleyim… Seni çok seviyorum ALLAH\’ım…Ve sadece senin sevdiklerini seviyorum,Senin sevgilini seviyorumSenin rızan için sabredip,Senin rızan için sükut ediyorum,Dünyayı isteyene ver Rabbim,Ben Senin rızana talibim!. Boynum bükük senin sevgini dileniyorum kapındaEy kapısına gelen gözüyaşlıları geri çevirmeyen…Seni çook seviyorum… Ben Sana Selamımı Sunuyorum RabbimKırık Gönlümde Büyüyen SevdanlaBen Sana Aşkımı Sunuyorum RabbimTüm Benliğimle ve Yüreğimle…Ben Sana İçimdeki Seni Sunuyorum RabbimYıpranmamış Bir Sevgi ile… Kıyamdayım, Rukudayım, SECDE deyimyönümü sana döndüm, kalbimi sana verdimHUZURUNDAYIMAllah Razı Olsun Semra Kardeşim.Çalışmalarında Kolaylıklar Diliyorum.Saygı, sevgi, selam ve dua ile Allah\’a Emanet Olunuz……….

  4. Nanda Says:

    Se eu te mandei, é porque gosto de ti!Tu tens que mandar essa msg, pra todos que estão dentro do teuTu estás dentro do meu, vamos ver em quantos + vais estar, espero receber um teu de volta. ღღღღ      ღღღღ   ღღღღღღღ   ღღღ- ღღღ  ღღღ     ღ  ღ     ღღღ ღღღ       ღ    -   ღღღ ღღღ  TU  ESTAS AQUI   ღღღ ღღღ            -   ღღღ  ღღღ            -  ღღღ   ღღღ          -  ღღღ    ღღღ         - ღღ      ღ        ღ- ღ         ღღღ  ღღღBeijinhos querida amiga !!

  5. sevgi Says:

    4 Gruba ayrılan insan Bilgi yönünden insanlar dört gruba ayrılır: 1- Bildiğini bilen: Böyle kimseler makbuldür. Kendinden emindir, cesurdur, birçok işi başarır. 2- Bildiğini bilmeyen: Böyle kimseler ikaza muhtaçtır. Çekingendir. Ben bu işi başaramam diye korkar. Gerekli ikaz yapıldığında o işi rahat başarır. 3- Bilmediğini bilen: Böyle kimseler haddini bilir. Her şeye burnunu sokmaz. Kendi işi ile meşgul olur. Böyle kimseler her zaman takdir görür.4- Bilmediğini bilmeyen: Böyle kimseler hem kendine, hem topluma zarar verir. Hem bilmez, hem de bilmediğini bilmez. Yani hem kel, hem foduldur. Her şeye burnunu sokar. Burnu da pislikten kurtulmaz.Kendileri ile ilişki kurmak yönünden de insanlar dörde ayrılır:1- Gıda gibi olan: Kendine ve topluma faydalı olur. Dünya ve ahiret saadeti için çalışır. Herkesin her zaman ihtiyaç duyduğu kimsedir. Böyle kimseleri arayıp bulmalı, bulunca da, kaybetmemek için gerekli tedbirleri almalı. 2- İlaç gibi olan: Ancak ihtiyaç olunca işe yarar. Bunları da ihmal etmemeli. Bir gün işe yarayabilir. 3- Ne kokan, ne bulaşan: Böyle kimselerin hiç kimseye yararı ve zararı dokunmaz. Varlıkları ile yoklukları arasında fark yok gibidir. Yer içer yatıp kalkar. Bir gayesiz yaşar. Bunlardan ne köy olur ne kasaba…4- Hastalık gibi olan: Kendilerine ve topluma zararlı kimselerdir. Kendilerinden hep kötülük görülür. Bu tip insanlara hiç ihtiyaç olmaz. Fakat, kendileri insanlara musallat olur, bulaşırlar. Bunların zararından kurtulmak için, mudara etmek gerekir.Nimete şükür Nimete şükür bakımından da insanlar dörde ayrılır:1- Nimete şükretmez, üstelik hep halinden şikayet eder. Genelde fasıklar böyledir. Bunlardan uzak durmak gerekir.2- Nimete şükreder, sıkıntılara katlanmaz, musibetlerden şikayet eder. Günahkâr Müslümanlar böyledir.3- Nimete şükreder, sıkıntılara da katlanır. Salih Müslümanlar böyledir.4- Nimete şükreder, sıkıntılara da katlanır. Üstelik buna, sıkıntı ve bela nimetlerden daha tatlı gelir. Hakiki imana kavuşan evliya böyledir.Malı harcarkenHadis-i şerifte bildirildiği gibi malı harcama yönünden insanlar dört gruba ayrılır: 1- İlmi ve malı vardır. Helalinden kazanır, meşru yerlere harcar. 2- İlmi ve malı yoktur. “Benim de malım ve ilmim olsaydı, ben de bunun gibi yapardım” der. Bunların ikisi mükafatta beraberdir. 3- İlmi yok, ama malı çok. Cahilliği yüzünden harama, helale aldırış etmez. 4- İlmi yok, malı da yok. “Benim de malım olsaydı, bunun gibi yapardım” der. Bunların ikisi de günahta beraberdir. emeğine sağlık canım rabbım razı olsun ..kendine iyi bak..hayırlı geceler sevgiler öpüldünüz:)

  6. BİLAL Says:

    Kul olmak ——————————————————————————–İbrahim Ethem Hazretleri, azat etmek için bir köle almıştı.Sordu:-Adın ne?-Ne diye çağırırsanız odur.-Ne yemek istersin?-Ne verirseniz onu yerim.-Ne iş yaparsın?-Ne emrederseniz onu yaparım.-Ne arzu edersin?-Kölenin arzusu olurmu? Efendinin dileği kölenin arzusudur.Bu cevaplar karşısında İbrahim Ethem Hazretleri hüngür hüngür ağlayıp, kendi kendisine:-Be hey miskin! Kulluğu bu köleden öğren! Sen hiç ömründe Allah\’a karşı böyle kul olabildin mi? demiştir.

  7. ALAADDİN Says:

    Zeylin Beşinci ParçasıEvet, nass-ı hadîs ile nev-i beşerin en mümtaz şahsiyetleri olan yüz yirmi dört bin enbiyânın icmâ ve tevâtürle, kısmen şuhuda ve kısmen hakkalyakîne istinâden, müttefikan âhiretin vücudundan ve insanların oraya sevk edileceğinden ve bu kâinat Hâlıkının katî vaad ettiği âhireti getireceğinden haber verdikleri gibi; ve onların verdikleri haberi keşif ve şuhud ile ilmelyakîn sûretinde tasdik eden yüz yirmi dört milyon evliyânın o âhiretin vücuduna şehâdetleriyle; ve bu kâinatın Sâni-i Hakîminin bütün esmâsı, bu dünyada gösterdikleri cilveleriyle bir âlem-i bekâyı bilbedâhe iktizâ ettiklerinden, yine âhiretin vücuduna delâletiyle; ve her sene baharda rûy-i zeminde ayakta duran had ve hesâba gelmez ölmüş ağaçların cenazelerini emr-i -1- ile ihyâ edip -2-\’e mazhar eden ve haşir ve neşrin yüz binler numunesi olarak nebâtât tâifelerinden ve hayvanât milletlerinden üç yüz bin nevileri haşir ve neşreden hadsiz bir kudret-i ezeliye ve hesabsız ve israfsız bir hikmet-i ebediye ve rızka muhtaç bütün zîruhları kemâl-i şefkatle gayet hârika bir tarzda iâşe ettiren ve her baharda az bir zamanda had ve hesaba gelmez envâ-ı zînet ve mehâsini gösteren bir rahmet-i bâkiye ve bir inâyet-i dâime, bilbedâhe âhiretin vücudunu istilzam ile; ve şu kâinatın en mükemmel meyvesi ve Hâlık-ı Kâinatın en sevdiği masnuu ve kâinatın mevcudâtıyla en ziyâde alâkadar olan insandaki şedid, sarsılmaz, dâimî olan aşk-ı bekâ ve şevk-i ebediyet ve âmâl-i sermediyet, bilbedâhe işareti ve delâletiyle, bu âlem-i fânîden sonra bir âlem-i bâkî ve bir dâr-ı âhiret ve bir dâr-ı saadet bulunduğunu o derece katî bir sûrette ispat ederler ki, dünyanın vücudu kadar, bilbedâhe âhiretin vücudunu kabul etmeyi istilzam ederler. HaşiyeMâdem Kur\’ân-ı Hakîmin bize verdiği en mühim bir ders, imân-ı bilâhirettir ve o İmân da bu derece kuvvetlidir ve o imânda öyle bir ricâ ve bir teselli var ki, yüz bin ihtiyarlık, birtek şahsa gelse, bu imândan gelen teselli mukabil gelebilir. Biz ihtiyarlar -3- deyip, ihtiyarlığımıza sevinmeliyiz. ——————————————————————————–1- \’Ol!\’ der, oluverir. (Yâsin Sûresi: 82.) 2- Öldükten sonra diriliş. 3- Kâmil imândan dolayı Allah\’a hamd olsun. (Duâ)

  8. ALAADDİN Says:

    Hâmisen: Mistâr-ı kader üstünde kalem-i kudretiyle yazılan mektubât-ı Rabbâniyeyi mütâlâa makamında, tefekkür ve istihsan vazifesine başladılar. Sâdisen: Eşyanın yaratılışında ve masnuâtın san\’atındaki latîf incelik ve nâzenin güzellikleri temâşâ ile tenzih makamında, Fâtır-ı Zülcelâl, Sâni-i Zülcemâllerine muhabbet ve iştiyak vazifesine girdiler. Demek, kâinata ve âsâra bakıp, gâibâne muâmele-i ubûdiyetle mezkûr makamâtta mezkûr vezâifi edâ ettikten sonra, Sâni-i Hakîmin dahi muâmelesine ve ef\’âline bakmak derecesine çıktılar ki, hazırâne bir muâmele sûretinde, evvelâ Hâlık-ı Zülcelâlin Kendi san\’atının mu\’cizeleriyle Kendini zîşuura tanıttırmasına karşı, hayret içinde bir mârifet ile mukabele ederek, -1- dediler: "Senin tarif edicilerin, bütün masnuâtındaki mu\’cizelerindir." Sonra, o Rahmân\’ın, kendi rahmetinin güzel meyveleriyle kendini sevdirmesine karşı, muhabbet ve aşk ile mukabele edip, "İyyake Na\’budu ve İyyake Nestaiyn" -2- dediler. Sonra, o Mün\’im-i Hakikînin tatlı nimetleriyle terahhum ve şefkatini göstermesine karşı, şükür ve hamd ile mukabele ettiler. Dediler: "Sübhaneke vebihamdik" -3- "Senin hak şükrünü nasıl edâ edebiliriz? Sen öyle şükre lâyık bir meşkûrsun ki, bütün kâinata serilmiş bütün ihsanâtın açık lisân-ı halleri, şükür ve senânızı okuyorlar. Hem, âlem çarşısında dizilmiş ve zeminin yüzüne serpilmiş bütün nimetlerin ilânâtıyla, hamd ve medhinizi bildiriyorlar. Hem, rahmet ve nimetin manzum meyveleri ve mevzun yemişleri, Senin cûd ve keremine şehâdet etmekle, Senin şükrünü enzâr-ı mahlûkat önünde ifâ ederler." Sonra, şu kâinatın yüzlerinde değişen mevcudât aynalarında, Cemâl ve Celâl ve Kemâl ve Kibriyâsının izhârına karşı, "Allahu Ekber" -4- deyip, tâzim içinde bir aczle rükûa gidip, mahviyet içinde bir muhabbet ve hayretle secde edip, mukabele ettiler. Sonra o Ganî-i Mutlakın servetinin çokluğunu ve rahmetinin genişliğini göstermesine karşı, fakr ve hâcetlerini izhâr edip, duâ edip, istemekle mukabele edip, "İyyake Nestaiyn" -5- dediler. ——————————————————————————–1- Sen her türlü noksan sıfatlardan münezzehsin; Seni gereği gibi tanıyamadık. (Duâ) 2- Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz. (Fâtiha Sûresi: 5.) 3- Sana hamd ederek, Seni her türlü kusur ve noksandan tenzîh ederiz. (Duâ)4- Allah en büyüktür ve en yücedir. 5- Ancak Senden yardım isteriz. (Fâtiha Sûresi: 5.)

  9. ALAADDİN Says:

    Demek selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyette ve imândadır. Öyle ise biz dâimâ, -1- demeliyiz. ——————————————————————————–1- İslâm dinini ve mükemmel İmân nimetini ihsan ettiği için Allah\’a hamd olsun.

  10. Trista Says:

    Dear Semra, Nice creative work! And you\’re so concentrate toAllah. May he/ she woeld forgive our sin.Warmesr regared,Trista

  11. RıZa BeRKaN Says:

    yürek de damla damla akar mı böyle…gül kokusu, gül muhabbeti, yürekten damla damla süzülür mü böylesi…aşk, taneyi mücevher yapan,faniyi baki yapan..bir kainatı aşk ile dolduran Rabb\’e aşk…olmazları olduran,kabımızı güllerle dolduran Rabb\’e aşk…bir zerreye bile akla sığmaz kanunları sığdıran,nice fabrikalar işletip en güzel suretiyle bize sunanSuyu Rahmet, Gülü Muhabbet eyleyen Rabb\’e aşk…Ancak aşk ile dönebilir bu dünya,Aşk olmazsa bir elektron dahi yörüngesinde duramaz..Su molekülleri biraraya gelemez..Yağmur yağamaz,Güneş doğamaz o ilahi Aşk olmasa..Halık-ı Kerim\’in "ol" emri olmasa..Ne alem olur, ne zerre, ne katre, ne güller, ne gülistanlarve ne biz insanlar..Ama "Ol" dedi Rabbim.."Gel" dedi dünyaya..Ve bizleri bu fani misafirhaneye misafir eyledi,Tüm cihazatları verdi Rabbim..Görmeye, Bilmeye, İnanmaya, İtaate, Sevgiye, Aşka ve Teslimiyete dair,Tüm cihazlarla donattı bizi…Halk eyledi, Rahmeyledi, nur eyledi..Alemi melekleriyle donattı, herbirini emrimize memurlar eyledi..Hizmetkarlarıyla doldurdu dörtbir yanımızı,ve "en sevdiğini" gönderdi bizlere…Nelerden nelerden nasipdar eyledi…Mahbub-u Hakiki olan Rabbimiz, O aşk\’a teveccüh ettirsin biziO\’na sevk etsin bizi,O\’nunla eylesin bizi..Amin….İslam Aşk\’tır, AŞK!! Eyvallah paylaşım için teşekkür ederiz

  12. ALAADDİN Says:

    Sözler | On Üçüncü Söz | 135 Cenâb-ı Hak bizi ve sizi, bu zamanın câzibedar fitnesinden kurtarsın ve muhâfaza eylesin. Âmin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: