İSTANBUL KANATLARIMIN ALTINDA.

Önce kus olduk
Uctuk semaya
Sonra vurulduk
Duştuk sevdaya

Yandık atesten
Korlar misali
Öyle derindi
Vardık mihraba

Askı ilahı
Saydık cihanda
Özden bulustuk
Fani mekanda

Ayrılsa yollar
Güller savrulsa
Susmaz ki aska
Aşık gönüller… 

 
 
Ferman Karaçam-Kor Ayaklar Dinlemek için tıkla…

3 Yanıt to “İSTANBUL KANATLARIMIN ALTINDA.”

  1. namchul Says:

    my beautiful angel friend ,,, good look   ,,,, smile  happy day,kiss,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

  2. Ömer Says:

    yine gündeme konmayı başardın sende yanardağ gibi yürek varmış .MAAŞALLAH.Hayırlı Çalışmalar.=Ya İstanbul beni alır ,Ya ben İstanbulu=.

  3. RıZa BeRKaN Says:

    Hani  bir  söz   vardır  ‘insan   doğduğu  yere
    benzer’ diye. Yani doğduğu yerin ruhu ve tabia­tıyla, kendi ruhu ve
    tabiatı arasında bir ünsiyet, bir yakınlık ve benzerlik ilişkisi
    kurulur. Hal böyleyken, sessizce ve gizliden gizliye şehirlerin ruhu da
    yazar ve şairleri kıskıvrak yakalayıverir. Çünkü özlenen bir dünyayı
    sembolize ediyor şehirler bazen insanın içinde. Şehri kuran o müthiş
    mimarlar gibi, şehri dile getiren, ona sonsuzluk düşüncesini ve
    inceliğini katan bir du­yarlılık abidesi olarak şairlerle de
    karşılaşıyoruz.
     

     
    İstanbul’u
    şiirlerinde, eserlerinde vazgeçilmez bir tema olarak işleyen pek çok
    yazar ve şairimiz vardır. Ama bunlardan dördü diğerlerinden apayrı bir
    ruh ile yaklaşmışlardır İstanbul’a. Bunlar Yahya Kemal Beyatlı, Asaf
    Halet Çelebi, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç’tur.
    İstanbul
    deyince, Nedim’den sonra akla gelen ayrıcalıklı İstanbul şairi tabiî ki
    Yahya Kemal Beyatlı’dır. İstanbul için ‘boğazın gerdanlığı’ ve ‘Kız
    Kulesi’ ne ise, Yahya Kemal de o’dur. İstanbul’da yaşamanın
    ayrıcalığını tatmıştır. Üstadın bir çok şiirinde; tarihi, semtleri,
    mavisi, yeşili, sokakları, kokusu, gök kubbesi… ile İstanbul vardır.
    Seyrine ve sevmeye doyamamıştır. “Kendi gök kubbemiz altında, nice
    tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!.” sesiyle, rüzgârıyla, “hiçbir
    zaman kader bizi senden ayırmasın.” dileğiyle, ‘ölüm sonu gelmez bir
    uyku’dayken söyler ebedî şarkısını:
    “Sana dün bir tepeden baktım azîz İstanbul!Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!Sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”
    Muhteşem bir sevgi, ulu bir aşk! İstanbul’un ruhuyla, ruhları arasında  şair­lerin
    ‘aşk’ vardır. Müthiş ve mütemadiyen. O İstanbul sevdasına
    tutulmuşlardan Asaf Halet: “Istan­bul’la ben can ve gövde gibiyiz.” der
    ‘Istanbul’ adlı yazısında ve şöyle devam eder: “Bazen benim bazen onun
    rollerimiz değişir, İstanbul olmasa ben olmazdım ama bana öyle geliyor
    ki ben ol­masam İstanbul da olmayacaktı.” Çılgınca bir sevgi değil mi
    bu? Varoluşunu, var olanla an­lamlandırıyor. Varlığını bir şehre
    bağlıyor. Şehre bir kimlik, bir kişilik veri­yor. Ruh akrabalığı
    kuruyor “İstanbul’umun Dili” adlı şiirinde ise sesten, ipekten ve
    ışıktan sıçrıyor mısralar:
    “annemin dilibabamın diliIstanbulumun diliIstanbullumun diliIstanbulumun efendisihanımefendisisokaklarımın bekçisiyoğurtçusu, balıkçısıcan dilimi konuşanımcanım benimninnilerimi bu dil söyledimasallarımı bu dilbu dille duydum türkülerimibu dille okudum şairlerimi”zâlim beni söyletme derunumda neler var.”
    İşte
    bir İstanbul tiryakisi daha: Üstat Necip Fazıl!.. ‘Canım İstanbul’
    şiirinde: ‘Gecesi sümbül kokan / Türkçesi bülbül kokan’ diliyle:
    “Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.”
    diyerek
    şair, büyüklüğünü ağır bir anlam kat­manı taşıyan bu mısralarla
    konuşturuyor. Istanbul = Ben. Yahut İstanbul = Necip Fazıl gibi bir
    özdeşleştirmeyle karşı karşıyayız. Bu hal şairin İs­tanbul’a bakış
    tarzını ve ona yakınlığını ortaya koyuyor. Bu aralıktan dünya görüşü,
    tarih anlayışı, bir şehre ve kültürüne bağlılık da ışımış oluyor. Çünkü
    İstanbul’un her köşesinde “tarihin gözleri var.”  Semtler,
    kubbeler, minareler, konaklar, saraylar, tanbur, ud, şarkılar,
    mezarlıklar, hisarlar…her şeyiyle koca bir şehir. “Ana gibi yâr olmaz,
    İstanbul gibi diyar” olmaz dedirten bir şehir.
    “İçimde tüten bir şey; hava, renk, edâ, iklim;O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.”
    mısraları
    ile de tasavvuf bahçesinden tayy-ı zaman ve tayy-ı mekân düşüncesiyle
    bir rüya gi­bi, denizle toprağın birleştiği yer, onda eriyor visale. O
    İstanbul ki; canıdır, vatanıdır, biricik sevgilisidir şairin.
    “Kadını keskin bıçak,Taze kan gibi sıcak.İstanbul,İstanbul…”
    Sezai
    Karakoç’un kalemiyle de mutlak gü­zelliğe ulaşıyor İstanbul. Şairin
    İstanbul’u tablolaştıran şiirlerine baktığımızda, şehrin kaderi içinde
    kendi kaderini de görüyor. İstanbul’un tarihi, çeşmeleri, çarşısı,
    denizi, güzellikleri ile kendini özdeşleştiriyor sair. Bir kasideler
    şehridir İstanbul:
    “Dünyadan daha dünya ahiretten ahiretBir kent ki benzer divan şairi kasidelerine”
    Bu
    kentin tabiatını, tarihini son kez tatmak; kurumuş çeşmelerine ağzını
    dayamak istiyor ahiret seferine çıkmadan şair. Kız Kulesi ise
    İs­tanbul’u yeniden bir ipeğe çevirir.”
    “İstanbul ey sevgili şehirDön dön karadan gelen sesine.”
    diyen
    şair, bir kasabadan, nehirlerin kıyısın­dan, dağ havası ve tabiatın
    tazeliği ile bir tayf gibi inmiştir şehrin ortasına. İstanbul’un ortaya
    çıkışı metafizik yüklü bir şiirdir. Sanat ve insandan yapılma bir şiir.
    Ruhsal yapılış bu şiiri temellendirir. Şehir imajı, bütün mistikliği,
    kutsallığı ve evrenselliği ile Karakoç’un şiirine kelime kelime, mısra
    mısra yayılır. ‘Fecir Devleti’nin baş sitesi­dir İstanbul. Başkentler
    başkentidir. Ve bir anne gibi tutmuştur ufukları:
    “Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu Geceme gündüzüme GözlerinLâle devrinden bir pencere EllerinBaki’den, Nef’i’den, Şeyh Galib’denKucağına dökülen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: