YANGIN…

Yangin Var
.
Alev sardi âlemi, uyanmayin daha siz
Altta dösek yaniyor, üstte yorgan yaniyor.
Besikler besmelesiz, mezarlar fâtihasiz..
Dogan insan yaniyor, ölen insan yaniyor.

Mideden asaginin tahti kurulmus serde
Ramazani katlettik kul yapisi sekerde
Hazreti Ibrahim’in mübarek aski nerde? ..
Ruhta bayram yaniyor, ette kurban yaniyor.

Baglanmis dünyaliklar dünyanin yularina
Gösterin, hangi yüzle çikacagiz yarina?
Ya Rab! Iman ihsan et riyakâr kullarina
Hacda haci yaniyor, haçta ruhban yaniyor.

Kör müyüz, sagir miyiz; Rahmet-i Rahman mi yok?
Yoksa yol gösterecek Hazreti Kur’an mi yok?
Yanmak mi marifettir, yananda izan mi yok?
Dagda çoban yaniyor, tahtta sultan yaniyor.

Tutup yemek kastinda ki gardas gardasini
Bu hâlin hicabindan daglar egmis basini
Titredim seyrederken mazlumun gözyasini
Bir damlanin içinde yetmis umman yaniyor.

Abdurrahim Karakoç (Vur Emri sh. 18)

 
 

3 Yanıt to “YANGIN…”

  1. ahmed Says:

     
    Affedilmek İstemiyor muyuz?
     
    Allah\’ın affediciliğini hepimiz biliyoruz. Bilmek bir açıdan kolay fakat, bu bilmenin gereğini yerine getirmek her zaman kolay olmuyor.. Yani o af kapısına yönelmek, ümitle beklemek. Bunlar da aslında kolay olmasına rağmen, nefsin gafletinden, bir kapıda itirafta bulunmanın insana ağır gelmesinden ve dua etmenin ve af dilemenin fazileti ve neticeleri bilinmediğinden dolayı zorlaşabiliyor.. Allah bu kadar affedici iken, O\’nun kapısına yönelmemek ne büyük gaflet.. O, "Allah\’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin" derken "o kadar günahım var ki, affedilmez" demek, ne büyük cüret!
    Üç aylar ve özellikle mübarek geceler bir affetme-affedilme mevsimidir. Gönüllerin daha bir ümitle Merhameti Sonsuz\’un kapısına yöneleceği, bağışlanma dileyeceği, kendini sevdirmeye çalışacağı bu zaman dilimi ve içindeki geceler, bizim için bir başlangıç noktası olabilir. Kısa bir zaman da değil, tam üç ay. On iki aydan üç ayı, bize özel sunulmuş bir fırsatlar kuşağı..
    Beraat gecesi, bütün günahlardan beraat etmek, hayatımıza yeni bir yol çizmek için yoğunlaştırılmış af gecesidir. Aişe validemizden rivayet edilen bir hadis-i şerifte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, şöyle buyururlar: "Allah Teala Hazretleri, Şaban ayının yarısında (Beraat gecesinde) dünya semasına iner ve Kelb Kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder."[1] Burada zikredilen sayı, kesretten kinaye olarak (yani o şeyin çokca olacağını kastederek) söylenmiş bir sayıdır. Yoksa mutlaka o sayıda affedilecek demek değildir. Yani Allah celle celalühu, ne kadar günahınız olsa da bu gecede hepsini affeder demektir. Dikkat edilecek husus, bizim tam bir inanmışlıkla, affedileceğimize dair sağlam bir ümitle Allah\’a yönelmektir.
    Evet, bu gece günahlarımızın muhasebesini yapmak, fıtratımıza yakışmayan kirli işlerle özümüzü nasıl kirlettiğimizi düşünmek ve bundan sonra gönüllerimizin derinliklerinden kopup gelen bir ümitle Allah\’a teveccüh etmek bizden beklenen bir vazifedir. Böyle bir teveccühe aslında her zaman ihtiyacımız var.. Dünya ve içindekiler bizi gün be gün kendine çekiyor ve Allah\’tan koparıyorken, bizim yapacağımız şey, her an O\’na sığınmaktan başka bir şey değildir.
    Allah celle celalühu, kullarını affetmek için adeta bahaneler yaratmaktadır. Böylece her vesileyle affetmek istediğini bizlere bildirmektedir. Pek çok ayet-i kerimenin yanında, bir hadiste de şöyle buyrulur: "Kim duha namazına devam ederse, denizköpüğü kadar çok da olsa, Allah günahlarını affeder."[2] Kılınan iki ya da dört rekatlık bir namaz, susamış bir köpeğe içirilen su, bütün günahların affedilmesine vesileyse, demek ki Allah, bizi hep affetmek istiyor. Bu kadar affetmek isteyene karşı, müstağni kalan, af istemeyen insan azaba müstehak değil midir?
    Elbette ki, yapacağımız iş sadece günahlarımızın affını dileyip kalmak değildir. Bunun ötesinde; hayatımıza ait yeni kararlar almak, üzerimizden atmak istediğimiz olumsuz taraflarımızın atılması, kazanmayı arzu ettiğimiz güzel hasletlerin de fıtratımızın bir tarafı haline getirilebilmesi için azmetmek de gerekir. "Bir kere de azmettin mi, artık Allah\’a dayan, O\’na tevekkül et!"[3] Yani, İslam\’ı yaşama heyecanını içinde duyup farzlarına, vaciplerine, sünnetlerine, adabına uymak, haramlardan mekruhlardan kaçınmak için karar verip yola çıktıktan sonra, Allah seni o yolda yalnız bırakmaz. Dünyanın cazibedar güzelliklerine teslim etmez, dayanılmaz gibi görünen o aklı baştan alıcı günahlara karşı seni desteksiz, korumasız bırakmaz. Her an seninledir. Çünkü "O, nerede olursanız olun, sizinle beraberdir."[4]
    İstemesini bilmemiz ve her ihtiyacımızı Allah\’tan istemeyi adet haline getirmemiz gerekiyor. Çünkü Allah isteyin diyor, isteklerinizi cevapsız bırakmam buyuruyor. Şu kudsi beyana bakın neyi emrediyor ve neye işaret ediyor!: "Kullarım Ben\’i senden soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve Bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler."[5]
    Evet bu gece isteme, dileme, yalvarma, yeni kararlar verme, kararları tatbike azmetme gecesi.. Yalnız, İslam alemini de unutmayalım. Perişan vaziyette bulunan, dua ve yardım bekleyen dünya kadar inanmış ve masum insan var. Yine aynı kitlenin içinde, gafletin, ülfetin, umursamazlığın, boşvermişliğin, ümitsizliğin, heyecansızlığın, meraksızlığın, ittifaksızlığın, bölünmüşlüğün, İslam\’ın sunduğu o eşsiz değerlerden habersizliğin, kendi değerlerimize karşı yabaniliğin ağında kıvrım kıvrım yaşayan bir dünya var. İşte, bu gece onlara da dua edelim. Allah, inanmışlara İslam\’ı yaşama ve Allah\’a inanma heyecanı versin. İnanma bahtiyarlığına erememişlere hidayet bahşetsin. Dine, imana bilerek düşmanlık yapanların hidayetini dilemişse, versin; dilememişse onları istihkaklarıyla baş başa bıraksın, bizi onların şerrinden muhafaza buyursun..
    Büyük affa mazhar olmamız dileğiyle..
     
    hayırlı cumalar kardeşim güzel dost selam ve dua ile

  2. RıZa BeRKaN Says:

    Bırak deli Haydar-bırak be gardaş Kafayı bozmaya değmez bu dünya İsterse hızlı dönsün isterse yavaş Sen seni üzmeye değmez bu dünya Fani diyen varsın desin sana ne Gönül veren gitsin versin sana ne Haydut vursun hırsız yesin sana ne Gücenip kızmaya değmez bu dünya Nerde kan akıtıp kavga verenler Nerde şimdi sefasını sürenler Ne götürdü kucağına girenler Bir yırtık çizmeye değmez bu dünya Kulpu yok ki neresinden tutasın Sana göre lokma değil yutasın İçine gireni Allah kurtarsın Üstünde gezmeye değmez bu dünya. Gel gitme kal desem kalamazsın ki Ortadan böl desem bölemezsin ki Git tekrar gel desem gelemezsin ki Aldanıp azmaya değmez bu dünya Almak-satmak, tapu-senef nafile Toplayıp yığdığın servet nafile Sıla nafiledir, gurbet nafile Yağmaya tozmaya değmez bu dünya Sınırlar çizilmiş konulmuş yasak Beş para etmezdi bizler olmasak Kısmen göz yaşı kan-kısmen kir pasak Yıkayıp süzmeye değmez bu dünya Senin benim ne ki? Küçük mü dar mı? Hani kimin dostu, kimseye yar mı? İnsan öldürmenin manası var mı? Karınca ezmeye değmez bu dünya Misafirsin, misafirlik suç değil, Bakacaksan uzaktan bak, güç değil Eti yenmez, koyun değil koç değil Derisini yüzmeye değmez bu dünya Kabuktur, manayı unutturmasın Babayı, anayı unutturmasın Boş hayal mevlayı unutturmasın Tırnakla kazmaya değmez bu dünya Arkası karanlık önü karanlık Yarını karanlık, dünü karanlık Kendine çağırır seni karanlık Bir küçük hüzmeye değmez bu dünya Cazibesi özelliği yok demem Nakış nakış güzelliği yok demem İki günde kaçar gider çok demem Anlayıp sezmeye değmez bu dünya Unutma ki yolcu yolunda gerek Yolcunun azığı belinde gerek İnsanlar insanlık halinde gerek Mestolup sızmaya değmez bu dünya Bilesin ha canım Haydar bilesin Seni bekler soğuk mezar bilesin Ebediyet ötede var bilesin Tek satır yazmaya değmez bu dünya ABDURRAHİM KARAKOÇ

  3. Önder Says:

    Bir damlanın içinde yetmiş umman yanıyor\’\’  Harika bir Abdurrahman KARAKOÇ çalışması Okurken çok büyük keyif aldım Sende düşünerek bu şiiri alanına eklediğin için teşekkürederim. Umarım iyisindir ve günün çok çok çok güzel geçiyordur. Hayırlı cumalar bu arada. Alanında şöyle bir gezindim yazdıklarını okudum ama bir yerdende buralarda nedense bilnmiyorum belkide bana öyle geliyor çok mistik bir an yaşanıyor İşte böyle bir anda alanını ziyaret edip buradan faydalanmak günümün iyi geçmesine bir etki oluyor. Yarın beraat kandili umarım hayırlara vesile olur. Şimdiden beraat kandilini tebrik ederim Kendine çok iyi bak Sevdaseli duyguseli yoğunluğunda ve sağanağında mutlu günler .)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: