AY…

 

Öyle bir gece ki gecelerin en güzeli…

Güzelliği O’ndan gelen…

Hz.Aişe’nin dizlerine yaslamıştı mübarek başını…

Gökyüzünü seyrediyorlardı…

Biraz sonra Hz.Aişe’nin gözyaşlarının yüzüne damladığını farketmişti…

-Niçin ağlıyorsun ya Aişe dedi…

Dedi ki En Sevgili’nin Sevgilisi…

-Ya Rasulallah bir Ay’a bakıyorum birde sizin yüzünüze,sizin yüzünüz Ay’dan daha parlak!..

Ve cevap verdi Güllerin Efendisi…

-Bilmez misin ya Aişe Ay nurunu benden alır…

2 Yanıt to “AY…”

  1. ahmed Says:

    Günde kaç kez seni seviyorum dersiniz?Elbette annenizi, babanızı, eşinizi, çocuklarınızı, torunlarınızı, yakınlarınızı, arkadaşlarınızı ve dostlarınızı seviyorsunuzdur…Peki, bunu onlara da söylüyor musunuz?..Ya da şöyle sorayım: Günde kaç kez “Seni seviyorum” diyorsunuz?“Zaten biliyorlar” diyeceksiniz. Belki, ama ağzınızdan duymak eminim daha hoşlarına gidecek ve sizi sırf bu yüzden daha çok sevecekler.Bir gün Âlişân Efendimiz’e ashabdan biri gelmiş ve sokaktan geçen bir adamı göstererek;“Yâ ResûlALLAH, ben şu giden adamı çok seviyorum” demiş…Hazret-i Âlişan Efendimiz sormuş: “O bunu biliyor mu?”“Hayır, çünkü henüz söylemeye fırsatım olmadı.”“Git hemen söyle” buyurmuş, Âlişân.“Yarın söylerim” demezsiniz değil mi, sevgili dostlarım. Çünkü hiç kimsenin, hiçbirimizin “yarın”ı yoktur…Yarın gelir, ama biz söylemek istediğimizi söyleyemeyebiliriz… (Çünkü yarına kadar ölebiliriz)Ya da söyleriz, ama sesimizi duyuramayabiliriz… (Çünkü sevdiğimiz ölebilir)İyi bir dostum vardı: İyiydi, ama o iyilikten beklenmeyecek bazı patavatsızlıkları (kusurları) vardı…Çeşitli toplantılarda buluşurduk. Her buluşmamızda, “Şimdi şunu bir kenara çekeyim, şu patavatsızlıklarından kurtulmaya çalışmasını söyleyeyim” diye düşünürdüm.Ha “bugün”, ha “yarın” derken, söylemek istediklerimi bir türlü söyleyemedim…Ve bir sabah dostumun öldüğünü öğrendim…Ağladım: Çünkü dostumu ikaz etmeyi daima ertelediğim için, dostum kusurlarıyla birlikte ölmüştü.“Keşke” diye düşündüm, “söylemiş olsaydım.”Hayatımızda ne kadar az “keşke” varsa sevgili dostlarım, o kadar doğru yaşıyoruz demektir.Oğlum kansere yakalanmıştı…Günün birinde doktor bana “Tıp bitti Yavuz Bey” dedi…Tıbben yapılabilecek bir şey kalmadığını söylemeye çalışıyordu…Hayatla memat arasına sıkışmış buldum kendimi…Oğlumun yattığı odaya koştum, ellerini ellerime aldım ve göz yaşları arasında, “Seni çok seviyorum güzeller güzeli” diye fısıldadım, “Sakın beni bırakma.”Beni duyabiliyorken neden sık sık sarılmadığıma, onu sevdiğimi sık sık söylemediğime öyle bir pişman olmuştum ki, anlatamam.Neyse, Yaradan onu bize bağışladı ve sık sık sevdiğimi söyleme fırsatını buldum.Mezarlıklara gittiğinizde çevreden gelen seslere kulak verin:“Seni seviyorum” fısıltıları duyacaksınız…Bilin ki onlar, bu cümleyi söylemekte çok gecikenlerdir.Sevgiyi söylemenin çeşitli yol ve yöntemleri var, ancak bunların hiçbiri ölüm anına, yahut sonrasına ertelenmemelidir…Sevdiğinizin cebine küçücük notlar koyabilirsiniz…Cep telefonuna sevgi mesajı çekebilirsiniz…Yakınınızda bile olsa duygulu bir mektup yazabilir, çok istediği bir şeyi hediye edebilir, ya da ona bir şiir yazabilirsiniz…“Şair değilim” demeyin: Herkes kendince şairdir, bir şeyler karalayabilir, ve şiirle sevgi iletişimi en iyi yöntemlerden biridir.Yine de sevgiyi söylemenin en iyi yöntemi, sevdiğiniz insanın gözlerinin içine bakıp gülümsemek ve “Seni çok seviyorum” demektir…Bence en doğru, en kestirme, en etkileyici ve en geçerli yol budur.Yaşlı adam, karısının taze mezarının başına çömelmiş, bir şeyler mırıldanıyordu…Kızı kulak kabarttı. Babası mütemadiyen, “Seni seviyorum karıcığım, seni çok seviyorum” diyordu.Annesinin sağlığında babasının ağzından böyle bir sevgi sözcüğü duymadığı için çok şaşırdı:“Annemi bu kadar sevdiğini bilmiyordum baba…”Yaşlı adam kızına acı acı gülümsedi:“O da bilmiyordu, çünkü hiç söyleyememiştim…”
    selam ve dua ile

  2. ahmed Says:

    Aşk.Namlusu kalbime doğrulmuş.Tetikte bekler.***Barut değil, gül kokusudur sızan.***Ya Rabbim!.Senin sevdiğindir sevgilim.Düşmanın; düşmanım!Bu, benim inancım.Ve aşkım.***"Yaratılanı sevmek; Yaratandan ötürü."Sevebilmek.Sevgiyi Yaratandan ötürü.***Derviş; aşk adamı.Dergah; aşkhane.İbadet; sevgiliye muhabbet.***Su nasıl kaynar gönül ateşiyle?.Çiçeklerin zikri nasıldır ve kimler duyar?Ve Ferhat\’ın dağları erittiği ateş, Şirin\’in aşkından ibaret midir?***Sorma bana "Hangi aşk?" diye.Ve aşktan korkma!***Bir göz açıp kapayıncaya kadarsa ömür.Aşk sonsuz olmalı."Aşk nasıl sonsuz olur?"Bunu sormalı.***Aşk.Namlusu kalbime doğrulmuş.Tetikte bekler.Barut değil, gül kokusudur sızan.Gül kokusu;Bulur doğruyu.***Namlu kalbime dayanmış.Sorma bana "Hangi aşk?" diye.Ve tetik;Titrer durur "Allah" diye
    selam ve dua ile değerli kardeşim semra

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: